Ünye Çevre Platformu: "5 Haziran Dünya Çevre Günü: Doğayı Savunmak, Yaşamı Savunmaktır"

Ünye Çevre Platformu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü münasebetiyle bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Doğanın, bir yaşam alanı olarak değil; ekonomik değere dönüştürülecek bir kaynak olarak görüldüğü belirtilerek, Ünye Çevre Platformu olarak bu anlayışı kabul etmedikleri belirtildi.

Reklam
Reklam

Platformdan yapılan açıklama şöyle;

“Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Her yıl bu tarihte çevreyi korumaya yönelik benzer çağrılar duyuyoruz: Daha az karbon salalım, kömürden çıkalım, geri dönüşümü yaygınlaştıralım, yenilenebilir enerjiye geçelim.

Bunların hepsi önemlidir. Ancak artık daha temel bir soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Doğayı gerçekten ne tahrip ediyor?

Biz biliyoruz ki yaşadığımız ekolojik kriz yalnızca bir karbon krizi değildir. Aynı zamanda bir büyüme, tüketim ve sömürü krizidir.

Bugünün ekonomik düzeni, sürekli büyümeyi ve sürekli tüketimi zorunlu kılıyor. Daha fazla üretmek, daha fazla tüketmek ve daha fazla kâr elde etmek uğruna ormanlar kesiliyor, dereler kurutuluyor, tarım alanları yok ediliyor, dağlar maden sahalarına dönüştürülüyor.

Doğa, bir yaşam alanı olarak değil; ekonomik değere dönüştürülecek bir kaynak olarak görülüyor.
Biz bu anlayışı reddediyoruz.

Çünkü biliyoruz ki yalnızca enerji kaynaklarını değiştirmek çevre krizini çözmeye yetmeyecektir.
Kömürün yerini başka bir enerji kaynağının alması, eğer aynı tüketim ve büyüme anlayışı devam ediyorsa, tek başına çözüm değildir.

Bugün "yeşil dönüşüm" adı altında sunulan birçok teknolojik çözüm de sorgulanmalıdır. Elektrikli araçlar, lityum piller, güneş panelleri ve diğer teknolojiler yeni madencilik faaliyetlerini, yeni ekolojik yıkımları ve yeni eşitsizlikleri beraberinde getirebilmektedir.

Gerçek çözüm; daha çok tüketmekte değil, yaşamı yeniden örgütlemektedir.
Daha az tüketen, enerjiyi daha verimli kullanan, yerel üretimi destekleyen, toplu taşımayı güçlendiren, yaya ve bisiklet dostu kentler kuran, doğayı yalnızca insanın hizmetindeki bir nesne olarak görmeyen bir anlayışa ihtiyaç vardır.

Akbelen'de, Kaz Dağları'nda, Fatsa Yukarıbahçeler'de, Perşembe Yaylası'nda ve ülkenin dört bir yanında yükselen çevre mücadeleleri bize aynı gerçeği göstermektedir:

Doğa savunusu yalnızca ağaçları, dereleri ya da yaylaları koruma mücadelesi değildir.
Bu mücadele aynı zamanda yaşamın metalaştırılmasına, doğal varlıkların sermaye birikiminin nesnesi haline getirilmesine karşı verilen bir adalet mücadelesidir.
Ünye Çevre Platformu olarak;

* Doğanın bir kaynak değil, yaşamın temeli olduğunu savunuyoruz.
* İklim adaletini, sosyal adaletten ayrı görmüyoruz.
* Doğal alanların rant ve madencilik baskısından korunmasını istiyoruz.
* Kömürden çıkışı ve adil geçiş politikalarını destekliyoruz.
* Otomobil merkezli değil, insan ve yaşam merkezli kentler talep ediyoruz.
* Gelecek kuşakların yaşam hakkını bugünün ekonomik çıkarlarına feda etmeyi reddediyoruz.
Bu Dünya Çevre Günü'nde yalnızca çevreyi korumayı değil, çevre krizini üreten anlayışı da tartışmaya çağırıyoruz.

Çünkü biliyoruz:
Doğayı kurtarmak, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi değiştirmeden mümkün değildir.
Yaşamı savunuyoruz. Doğayı savunuyoruz. Geleceği savunuyoruz.
Ünye Çevre Platformu”
 



ünye çevre platformu dünya çevre günü doğayı savunmak yaşamı savunmak