Ünye Çevre Platformu: "Bu Mesele Sadece Ünye'nin Meselesi Değildir"

Ünye Çevre Platformu, siyasi parti, sendika ve STK'ların katılımı ile Ünye ve çevre ilçelerdeki Maden arama ihalelerinin ruhsat iptali için açılan davayla ilgili basın açıklaması yaptı. Ünye Adliyesi yanındaki parkta gerçekleştirilen basın açıklamasında köylerini, mahallelerini savunmak için davaya müdahil olan vatandaşlara ve sürece destek veren herkese teşekkür edilerek, mücadele sözü verildi.

Reklam
Reklam

11 Mayıs Pazartesi günü saat 16.00’da Ünye Adliyesi önünde bir araya gelen Ünye Çevre Platformu üyeleri, avukatlar ve siyasi partiler ile dernek ve STK’lar adına basın açıklamasını Ünye Çevre Platformu Sözcüsü Serap Ersöz yaptı.

“Birlikte Hareket Etme Kararlılığı Ortaya Koyduk”

Maden Arama Ruhsat iptali için dava açan 637 kişi adına konuşma yapan Platform Sözcüsü Serap Ersöz, “Ünye Çevre Platformu’nun katılımcıları ve bileşenleri olarak bizler, bu ihalelerin yalnızca belirli koordinatları kapsayan teknik bir işlem olmadığını; bölgemizin su varlıklarını, tarım alanlarını, ormanlarını, meralarını, içme suyu kaynaklarını, kırsal yaşamını ve geleceğini doğrudan tehdit eden bir süreç olduğunu ilk andan itibaren kamuoyuyla paylaşmaya başladık. Yaşam alanlarımızı ilgilendiren bu gelişmeyi öğrenir öğrenmez; platform bileşenlerimiz olan siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldik. Sürecin boyutlarını değerlendirdik, nasıl bir mücadele hattı örülmesi gerektiğini tartıştık ve birlikte hareket etme kararlılığı ortaya koyduk.” dedi.

Platform olarak, Ünye’de aktif görev yapan bazı avukatlarla gönüllülük esasına dayalı bir komisyon oluşturduklarını belirten Ersöz, “Avukatlarımız sürecin hukuki boyutuyla ilgili yoğun bir çalışma yürüttüler. Bu hazırlıkların ardından platform bileşenlerimizle birlikte, maden arama ihalelerinin doğrudan etki alanında bulunan kırsal mahallelere giderek yurttaşlarımızla buluştuk. Kırsal mahalle sakinleriyle, muhtarlarımızla, üreticilerimizle ve bölge halkıyla yaptığımız görüşmelerde; maden arama ruhsatlarının olası etkilerini, bölgenin doğal yapısına ve yaşam alanlarına verebileceği zararları paylaştık.” dedi.

Kendileri açısından meselenin sadece bir  “maden arama ruhsatının ihale edilmesi” meselesi olmadığı belirten Ersöz, “Bu mesele; toprağımızın korunması,  içme suyu kaynaklarımızın geleceği,  su havzalarımızın güvenliği,  ormanlarımızın ve meralarımızın varlığı,  kırsal yaşamın devamı, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması,  bölgenin temel geçim kaynağı olan fındık üretiminin geleceği, çocuklarımızın ve geleceğimizin savunulması meselesidir.” dedi.

“Bu Mesele Sadece Ünye’nin Meselesi Değildir”

Sürecin sadece Ünye’yi ilgilendirmeyip İkizce, Çaybaşı ve Kumru’yu da ilgilendirdiğini söyleyen Ersöz, “Bu mesele; Sadece Ünye’nin, İkizce’nin, Kumru’nun ve Çaybaşı’nın ya da sadece Ordu’nun meselesi değildir. Bu mesele ülkemizin meselesidir. Yine bu mesele, insanlarımızın partizanlık yaparak tavır alacağı bir mesele değildir. Bu mesele tüm partilerin, tüm toplumsal kesimlerin ve hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele; iktidarıyla, muhalefetiyle hepimizin meselesidir.” ifadelerini kullandı.

Gerçekleştirdikleri yaşam alanları savunma sürenini tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirten Ersöz, “Karadeniz’in en önemli doğal zenginliklerinden biri olan bu coğrafya; yalnızca bugün yaşayanların değil, gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır. Bu nedenle bizler, yaşam alanlarımızı savunmayı bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olarak görüyoruz.” dedi.

Basın açıklamasına katılan gönüllü avukatlar adına konuşma yapan Av. Emrah Duman da Maden Ruhsat alanlarının doğaya, çevreye, yaşam alanlarına, kültürel ve tarihsel yapıya zararlı olduğunu belirten dilekçelerle Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını söyledi.

Av. Emrah Duman ayrıca sürecin Anayasaya da aykırılıklar teşkil ettiğini belirtti.



 









ünye haberleri ünye maden ünye maden davası ünye çevre platformu