Sporcularda Sakatlık Sonrası Uygulanması Gereken Protokoller

Fizyoterapist Mert Batuhan Ekiz mertbatuhanekiz@gmail.com

Sporculuk, disiplin ve özveri kadar sakatlanma riskini de içinde barındırır. En iyi planlanmış antrenman programlarında bile bir anda yaşanan burkulma, yırtık ya da darbe; sporcuyu sahalardan uzak bırakabilir. Ancak sakatlığın kendisi kadar, sakatlık sonrası uygulanan doğru protokoller de sporcunun geleceğini belirler. Yanlış veya eksik bir rehabilitasyon süreci, performans kaybına ve tekrarlayan sakatlıklara davetiye çıkarır.

1. Akut Dönem: Hasarı Kontrol Altına Almak

Sakatlık sonrası ilk 48–72 saat “akut dönem” olarak adlandırılır. Bu dönemin temel amacı, dokudaki hasarı ve ödemi kontrol altına almaktır. Dinlenme, soğuk uygulama, bandajlama ve elevasyon bu evrede ön plana çıkar. Ancak günümüzde sporcunun tamamen hareketsiz bırakılması yerine, kontrollü ve güvenli hareket anlayışı benimsenmektedir. Doğru yönlendirilmiş erken yüklenme, iyileşmeyi hızlandırabilir.

2. Subakut Dönem: Hareketi Geri Kazanmak

Ağrı ve şişliğin azalmaya başladığı bu dönemde hedef; eklem hareket açıklığını, kas aktivasyonunu ve dolaşımı artırmaktır. Hafif germe egzersizleri, izometrik kas çalışmaları ve düşük şiddetli fonksiyonel hareketler bu evrede kullanılır. Bu aşamada yapılan hatalar, dokunun yeniden zarar görmesine neden olabilir. Bu yüzden bireysel değerlendirme ve fizyoterapist takibi büyük önem taşır.

3. Kuvvet ve Dayanıklılık Dönemi

Sporcu ağrısız hareket edebilmeye başladığında rehabilitasyonun en kritik evrelerinden birine girilir. Kas kuvveti, kas dayanıklılığı ve nöromüsküler kontrol yeniden inşa edilir. Sadece sakatlanan bölge değil, tüm vücut biyomekaniği göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü birçok sakatlık, vücuttaki zincirleme dengesizliklerin sonucudur.

4. Spora Özgü Rehabilitasyon

Bu evrede amaç, sporcuyu sadece günlük yaşama değil, kendi spor dalının gerektirdiği performans düzeyine geri döndürmektir. Sprint, sıçrama, ani yön değiştirme ve reaksiyon çalışmaları gibi spora özgü egzersizler programa dahil edilir. Aynı zamanda propriosepsiyon ve denge çalışmaları ile yeniden sakatlanma riski azaltılır.

5. Sahaya Güvenli Dönüş (Return to Play)

Sahaya dönüş kararı yalnızca ağrının geçmesine göre verilmemelidir. Kuvvet testleri, fonksiyonel performans ölçümleri ve sporcunun psikolojik hazır oluşu değerlendirilmelidir. Acele edilen dönüşler, kısa sürede daha ağır sakatlıklarla sonuçlanabilir. Unutulmamalıdır ki en iyi sporcu, en hızlı dönen değil; en sağlıklı dönen sporcudur.

Sonuç

Sporcularda sakatlık sonrası rehabilitasyon, rastgele egzersizlerden oluşan bir süreç değildir. Bilimsel temelli, aşamalı ve bireye özel protokollerle yürütülmelidir. Fizyoterapistin rehberliğinde uygulanan doğru rehabilitasyon, sporcunun performansını eski seviyesine taşımakla kalmaz; çoğu zaman daha da ileriye götürür. Sakatlıklar kariyerin sonu değil, doğru yönetildiğinde daha güçlü bir dönüşün başlangıcı olabilir.