Stres ve Ağrı: Vücudumuzun Sessiz Diyaloğu

Fizyoterapist Mert Batuhan Ekiz mertbatuhanekiz@gmail.com

Modern yaşamın en yaygın iki sorunu nedir diye sorsak, çoğu kişinin vereceği cevap aynı olur: stres ve ağrı. Peki bu iki durum gerçekten birbirinden bağımsız mı? Yoksa biri diğerini besleyen görünmez bir döngünün parçaları mı?

Bir fizyoterapist olarak klinikte en sık karşılaştığım cümlelerden biri şu:
“Hocam bütün tetkiklerim temiz ama ağrım geçmiyor.”

İşte tam bu noktada stres devreye giriyor.

Stres Vücudu Nasıl Etkiler?

Stres, sadece psikolojik bir durum değildir. Beynimiz stres algıladığında, vücut alarm sistemini aktive eder. Bu sistemin temel oyuncularından biri olan kortizol hormonu artar, kaslar refleks olarak gerilir, solunum yüzeyselleşir ve kalp atış hızı yükselir. Bu yanıt kısa süreli olduğunda koruyucudur. Ancak stres kronikleştiğinde kas-iskelet sistemi için ciddi bir yük haline gelir.

En sık etkilenen bölgeler:
Boyun ve omuzlar
Çene kasları
Bel bölgesi
Sırt kasları
Sürekli kasılı kalan kaslar zamanla dolaşımı bozar, tetik nokta oluşumuna zemin hazırlar ve ağrıya neden olur.

Ağrı Sadece Dokudan mı Kaynaklanır?

Uzun yıllar ağrının yalnızca hasarlı dokudan kaynaklandığı düşünülüyordu. Ancak günümüzde biliyoruz ki ağrı, beynin oluşturduğu bir deneyimdir. Yani aynı doku hasarı iki farklı kişide iki farklı ağrı şiddeti yaratabilir.

Stresli bireylerde sinir sistemi daha hassas çalışır. Buna “santral duyarlılaşma” diyoruz. Beyin tehdit algısını büyüttükçe, normalde ağrı yaratmayacak uyaranlar bile ağrı olarak hissedilebilir.

Stres-Ağrı Kısır Döngüsü

Stres kasları gerer → Kas gerginliği ağrı yapar → Ağrı kişiyi endişelendirir → Endişe stresi artırır → Daha fazla kas gerginliği oluşur.
Bu döngü kırılmadığında kronik boyun, sırt ve bel ağrıları kaçınılmaz hale gelir.

Çözüm Sadece İlaç mı?

Elbette hayır. Ağrının biyopsikososyal bir süreç olduğunu kabul etmek gerekir. Yani biyolojik (kas, eklem), psikolojik (stres, kaygı) ve sosyal (iş yükü, yaşam koşulları) faktörler birlikte değerlendirilmelidir.

Stres kaynaklı ağrılarda etkili yaklaşımlar:
Düzenli egzersiz (özellikle nefes egzersizleri ve germe)
Diyaframatik solunum çalışmaları
Manuel terapi ve gevşeme teknikleri
Uyku düzeninin sağlanması
Gerektiğinde psikolojik destek
Egzersiz burada kilit rol oynar. Çünkü egzersiz hem kas tonusunu düzenler hem de mutluluk hormonları olarak bilinen endorfin salgısını artırarak ağrı algısını azaltır.

Son Söz

Bazen MR sonuçlarımız normal çıkar ama bedenimiz “yoruldum” der. Stres, görünmeyen ama etkisi güçlü bir yüktür. Ağrıyı sadece fiziksel bir problem olarak görmek eksik kalır.
Unutmayalım:

Zihnin taşıdığı yük, çoğu zaman kaslara yansır.
Ağrınız varsa sadece kaslarınıza değil, yaşam temponuza da bakın. Çünkü bazen tedavi, sadece dokuda değil; düşüncede ve nefeste başlar.