Ne Zaman?

Mehmet Kıyak mehmetkyak@outlook.com

Geçtiğimiz hafta yılbaşına girme telaşındayken şimdi yeni yıldan çıkma telaşı sardı. Sanki her kesim aynı sorunu yaşıyormuşçasına koro halinde yandım Allah şarkısıyla baş başa saç saça…

Ekonomi, terör, gelir dağılımı, değişecek sanılan ve saçılan dilekler geride kaldı. Köşe yazarlarının ve yazılarının gerçekleri saptamak yerine yeni tür ve türevlerin ortaya çıkması kaçınılmaz. Kaydettiği videoyla maliye bakanına seslenen Çorumlu yurttaşa halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymadan soruşturma açılmış ve habere bir iki gazetenin dışında yer verilmemiş. Ya kaydedemeyenler, habere konu olamadan usulca piyasadan çekilenler.

Nedense vergi ve dayalı yasalar da acelecilikle işlerlik kazandırılırken karmaşıklığın ortasında kalıyor insan. Bir ay önce basit usül kalkıyor dedikodusu kimi deftere geçerken çoğu altından çıkamamanın ve kafa karışıklığın keşmekeşinde.

Merhum Turgut Özal insanların ehliyet almasını kolaylaştırınca şeytan geçmeyen bizim sokaktan bol bol araba geçiyor. İster araba ister şeytan fark etmiyor araba da şeytan işi. En son depremde bile arabalara yüklenen vergilerle kurtarmadık mı Türkiye’yi.

Zordur bizim sokakta iş çıkarmak, ekmek parası kazanmak. Yeni yıla beş gün kala, yan taraftaki gen kız, komşum Belgin iş yapayım vergimi sigortamı ödeyeyim, emekliliğim, geleceğim olsun diyerek umutlarla açtığı işyerini ne olur ne olmaz ben elimi çabuk tutayım diyerek kapattı. Kapatma, şimdilik söylenti daha yasalaşmadı desek de dinlemedi. Yakında da karşımdaki komşum da kapatacak.

Kartalkaya’daki otel yangını bütün otelcilerin başına iş açınca kimi battım kimi otelim daraldı. Baştan yapılması gereken bizde felaketi bekler. Otel işletmecisi Serkan Güney, “abi altı aydır bir merdiven yaptıramadım, anlamıyorum nasıl anlamayıp beceremiyorlar, usta yok memlekette” diyor. Gençlerin biri gidiyor, ustanın biri geliyor.

Anlaşılan basit usül vergisi piyasayı böyle becerikli gençlere bırakacak. Bakalım iş yapabilecekler mi?

Yanı başımda bakkal Kemal Uyar. Kıyıda köşede babası Emin Amca’dan kalma mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Akşam olmuş alışveriş zamanı. Markette şampuan 199.90 lira kemal beyde 100 lira, çamaşır suyu 75 bizim bakkalda 50 lira, helva 75 markette 120 lira. 20 metre karelik küçük, şirin bir işletme. Alışverişim bitti,

-Herhalde ben de kapatacağım, defter tabii tutacaklar, altından kalkamam.
Bakkalcılık da biten meslekler arasında çoktan yerini aldı. Usta oyuncu Ferhan Şensoy’un “Kahraman bakkal süper markete karşı” yıllar önce yazılan ancak anlaşılan şimdi izlenmiş.

Oysa yazılana çiziline zamanında bakılabilse ülkemize kim çizik atabilir? Her yurttaş elbette vergisini vermek zorunda. Son yıllarda kıyameti yaşarken apar topar ne anlam taşıyor.


Gene yıllar önce Amerika’nın ünlü Wall Street Journal’deki unutulmaz çarpıcı başlık.
“Türkiye Türkiye’ye karşı.”

Biz gidince bakıcaz, Cenabı Allah bazılarına cennet makamları sunmuş, neden bu güzel insanları bu güzel ülkeyi gerektiği gibi yönetmezler.

Gavur bizi çoktan anlamış, peki biz kendimizi ne zaman anlayacağız?