Kanser, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi, sınırlarını aşması ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasıyla ortaya çıkar. Erkeklerde daha çok akciğer ve prostat; Kadınlarda ise meme ve rahim kanserleri görülüyor. Raporlarda belirtildiği üzere yalnızca 2023 yılında dünya genelinde 18,5 milyon kişiye yeni kanser tanısı konulurken, 10 milyondan fazla insan kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde bu artışın daha hızlı yaşanması, kanserin yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü, bazı yüksek gelirli ülkelerde tarama programları ve tedavi altyapısı daha gelişmiş olduğundan, kanserin erken evrede yakalanması ve başarılı bir şekilde yönetilmesi konusunda daha ileri sonuçlar elde edilebiliyor. Avrupa’da kanserin genel ekonomik etkisinin yıllık 100 milyar Euro’dan fazla olduğu biliniyor.
Kanseri önlemeye yardımcı olabilecek yaşam tarzı değişiklikleri !
Kansere neden olan etmenler biliniyorsa o etmenlere dikkat edilirse kanser önlenebilir mi sorusu akıllara geliyor. Basit ama derinlik içeren bir yanıta sahip. Kanser gelişiminde birden fazla risk faktörü vardır ve bunlar her kanser türü için farklılık gösterebilir. Birçoğu, özellikle alkol ve tütün tüketimi, güneş ışığına yoğun ve uzun süreli maruz kalma, dengesiz beslenme, stres, cinsel bulaş, obezite gibi yaşam tarzlarıyla ilgili olanlar değiştirilebilir.
Ancak kalıtsal genetik yatkınlık, yaş gibi etkenleri değiştirmek mümkün değil. Plastik, deterjan artıkları, kimyasal ve radyoaktif maddeler petrol artıkları insan sağlığını olumsuz etkiliyor, günümüzde tüm bu etmenlerin artışı elbette kanser insidansını da artırıyor.
Evde plastik kaplar kullanmak yerine cam kaplar tercih edebilir, yoğun kimyasal içerikli deterjanlar yerine doğal içerikli olanlar kullanılabilir, hormonlu sebzeler yerine organik sebze meyve tercih edilebilir. Yağ içeriği yüksek et ve işlenmiş et tüketimi yerine sağlıklı protein kaynakları olan balık, tavuk sağlıklı pişirme yöntemleri ile tüketilmelidir. Nitrat, nitrit gibi katkı maddeleri içeren ürünlerden ( sucuk, sosis, salam vb.) uzak durulmalıdır. Bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir. Yağ çeşidi ve tüketimi belirli bir denge içerisinde olmalıdır.
Yüksek yağlı diyetler sadece kalp hastalıkları için risk değildir. Meme, kolon ve prostat kanserleri de yüksek yağlı beslenme ile ilişkilidir. Kızartma, kavurma, közleme, tütsüleme gibi hatalı pişirme yöntemlerinin yerine haşlama, fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir. Dışarıda yemek yeneceği zaman sağlıklı seçimler tercih edilmelidir. Posanın yeterli alınması kabızlığı önleyerek bağırsakların düzenli olarak çalışmasını sağlar böylece kolon-rektum kanserleri oluşumunu engelleyici etki gösterir.
Alkol tüketimi, özellikle fazla miktarda tüketenlerde, karaciğer kanseri riskini arttırır. Bu nedenle kadınlar 1 kadehten fazla, erkekler ise 2 kadehten fazla alkol tüketmemelidir. Cilt kanserindeki artışı düşünerek güneşlenme sürenizi de sınırlandırmak iyi olacaktır. Güneşin dik açıyla geldiği öğlen saatlerinde güneşten uzak kalınmalı. Küf toksinlerinden karsinojenler oluşabilir asla besinin küflü kısmını atıp geri kalanı tüketmeyin mikroorganizmalar besinin tamamına yayılmış olduğunu göz ardı etmeyin. Fiziksel aktivite düzeyinizi mutlaka yüksek tutmaya özen gösterin, haftada 5 gün yarım saatlik yürüyüşler sağlığınızı koruma konusunda bizlere destek olacaktır.
Obezite meme, kolon, safra kesesi ve uterus kanseri ile ilişkilidir. İdeal kilonuza ulaşmayı sadece görünüm açısından değil sağlığınızı korumak ve geliştirmek için de önem vermenizi rica ediyorum.
Sağlık dolu günlere...

FACEBOOK YORUMLAR