Bazı yapılar vardır; Betondan ibaret değildir.
Bazı projeler vardı; Sadece daire satmaz, hayat kurar.
Ve bazı hikâyeler vardır; Adı geçince bile insanın içinde bir şey kıpırdar.
İşte bugün size böyle bir hikâyeden bahsedeceğim.
15 yıl…
Dile kolay. Bir markanın, bir emeğin, bir duruşun 15 yıl boyunca dimdik ayakta kalması…
Sadece ticaretle açıklanamaz. Bu; güvenle, alın teriyle ve en önemlisi insana verilen değerle açıklanır.
Ve şimdi; Bu 15 yılın bir imzası var: ASL PLATİNUM.
5 etap…
300 daire…
1+1’den 3+1’e uzanan bir yaşam alanı…
Ama rakamlar bu hikâyeyi anlatmaya yetmez. Çünkü bu proje… Birine ithaf edilmiş.
Bir kadına… Bir sevdaya… Bir ömre… Aslıhan Akgül’e. Ali Akgül’ün eşine… Yol arkadaşına… Hayatına…
Öyle bir sevgi ki bu… Sadece kalpte taşınmamış. Adı… Bir projeye verilmiş.
Bir adam düşünün… Sevdiği kadının adını dağlara yazar gibi şehrin en kıymetli yerine kazımış.
İşte bu yüzden ASL Platinum… Sadece bir proje değil…
Bir aşkın, bir bağlılığın, bir vefanın somut hâlidir.
Ben…
Bu hikâyenin tam ortasındayım artık. Satış ofisinin kapısı açıldığında, içeri giren sadece müşteriler olmayacak. Hayaller girecek. Umutlar girecek.
“Benim de bir yuvam olsun” diyen insanlar girecek. Ve ben… Bu hayallerin başında duracağım. Satış Müdürü olarak…
Ama aslında daha fazlası olarak: Bir yol arkadaşı, bir güven noktası, bir başlangıcın tanığı olarak. Çünkü biz burada sadece daire satmayacağız.
Bir annenin “çocuğumun odası olsun” duasına, bir babanın “ailemi güvende hissettireyim” çabasına, Gençlerin “yeni bir hayat kurayım” heyecanına eşlik edeceğiz.
ASL Platinum…
Bir adres değil artık.
Bir başlangıç.
Bir karar. Bir “artık benim de bir yerim var” hissi.
Ve ben bugün buradan şunu söylüyorum: Bu sadece bir satış ofisinin açılışı değil… Bu, bir hikâyenin yeni bölümü.
Ve o hikâyede…
Siz de varsınız.


FACEBOOK YORUMLAR