Elif Erken

Elif Erken

YAŞAMAK İÇİN, YAŞAT...
[email protected]

Bugün, Bir Zamanlar Duasını Ettiğin Hayattı

31 Ocak 2026 - 13:52

HAFTANIN MOTTOSU:
“Bir yere ait olmanın adı bazen iştir.”

Son zamanlarda sosyal medyada dolaşırken bir şey dikkatimi çekiyor. Pazartesi şakaları…
“Yine mi sabah oldu?” yakınmaları…
“İşe gitmek istemiyorum” cümleleri…

Dakika sayanlar, mesai bitiş saatine dua edenler…
Sanki çalışmak bir ceza gibi anlatılıyor. O paylaşımları gördükçe içimden hep aynı şey geçiyor: Keşke iş bulamadığı için aylarca evde oturan insanlar bu cümleleri görmese…

Çünkü birileri sabah alarmı çalmıyor diye üzülüyor. Birileri “Keşke işe gitsem de yorulsam” diye iç çekiyor. Birileri evde oturdukça kendini eksik, yetersiz, görünmez hissediyor. Çalışmak; sandığımız gibi sadece yorulmak değildir. Çalışmak; insanın hayata karışma biçimidir. Gereklilik hissetmektir. Bir yere ait olmaktır.

İnsan, çalıştığı yerde görünür olur. Emeğiyle yer kaplar bu dünyada. “Ben de varım” der. Bugün sıradan bir gün gibi görünüyor olabilir. Sabah kalktın. Belki uykun vardı. Belki çayın biraz soğuktu.
Belki trafikte içinden söylenerek ilerledin. Ama bir dur…

Bugün yaşadığın hayat, bir zamanlar hayalini kurduğun hayattı. “Keşke bir işim olsa” dediğin günleri hatırla. “Yeter ki çalışayım” diye içinden geçirdiğin zamanları…

“Bir düzenim olsun” diye dua ettiğin o geceleri…

Şimdi bir işin var. Sorumlulukların var. Seni bekleyen insanlar, çalan telefonlar, yetiştirmen gereken işler var. Ve biz buna bazen “yoruldum” deyip burun kıvırıyoruz. Oysa çalışmak, insanın başına gelen en büyük şanslardan biridir.

Evde oturup gün sayan, iş bulamadığı için geceleri uyuyamayan, kendini değersiz hisseden binlerce insan var. Sabah alarmı çalsın diye dua edenler var. Yorulmayı bile özleyenler var.

Biz ise sahip olduğumuz yükü, aslında bir nimet olduğunu unutarak taşıyoruz. Bugün bir yere gidiyorsan, birileri seni bekliyorsa, yaptığın iş birinin hayatına dokunuyorsa…

Şikâyet etmeden önce şunu hatırla: Sen seçilmiş azınlıktansın. Çalışabilen bir bedene, düşünebilen bir akla, ayakta durabilen bir güce sahipsin. Bu, herkese nasip değil. Üstelik sevdiğin, sevildiğin bir ortamdaysan…

Değer verdiğin insanların arasındaysan…
Adın anıldığında yüzler gülüyorsa…

Mutluluk bazen büyük olaylarda değil, tam da burada gizlidir: Bir masa başında, bir dükkânda, bir ofiste, bir sahada…
Alnındaki terde.

İş, sadece geçim kaynağı değil; insanın onurudur. Bugün yorgunsan, demek ki üretmişsin. Kafan doluysa, demek ki sorumluluk almışsın. Koşturuyorsan, demek ki hayata dahilsin.
Ve inan, bir gün gelecek…

Bugünkü koşuşturmayı bile özleyeceksin. O yüzden bugün şikâyeti biraz kıs. Şükrü biraz aç. Çünkü sen şu an, bir zamanlar “Allah’ım nasip et” dediğin hayatın tam ortasındasın.

Bugün şikâyet ettiğin şey, bir zamanlar en büyük duan olabilir mi?



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum