Günlük hayatımızda en çok kullandığımız eklemlerden biri şüphesiz başparmağımızdır. Telefon ekranını kaydırırken, bebeğimizi kucağımıza alırken, kavanoz açarken ya da bilgisayar faresini kullanırken… Ancak bu yoğun kullanım bazen sessiz bir sorunu da beraberinde getirir: De Quervain Sendromu.
De Quervain sendromu, başparmağın bileğe yakın kısmında yer alan iki tendonun (abductor pollicis longus ve extensor pollicis brevis) geçtiği kılıfın iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Tendonlar kalınlaşıp şiştikçe, dar bir kanaldan geçmekte zorlanır ve bu durum ağrıya, hassasiyete ve hareket kısıtlılığına yol açar.
Kimler Risk Altında?
Bu sendrom özellikle tekrarlayıcı el ve bilek hareketleri yapan kişilerde daha sık görülür. Yeni doğum yapmış anneler, bebek taşıyan bakım verenler, masa başında çalışanlar, telefon ve tablet kullanımını abartanlar, kuaförler ve sağlık çalışanları risk grubunun başında gelir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülmesi ise dikkat çekicidir.
Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli
Bileğin başparmak tarafında ağrı, şişlik, bastırınca hassasiyet, başparmağı hareket ettirirken artan acı ve kavrama gücünde azalma De Quervain sendromunun en sık belirtileridir. Bazı hastalar kavanoz açarken ya da anahtar çevirirken ani bir ağrıdan şikâyet eder. “Geçer” diye ertelenen bu belirtiler zamanla günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir.
Tedavide Fizyoterapinin Yeri
De Quervain sendromunda erken tanı büyük önem taşır. Tedavinin temel amacı ağrıyı azaltmak, iltihabı kontrol altına almak ve tendonların sağlıklı şekilde kaymasını sağlamaktır. Bu noktada fizyoterapi, cerrahi dışı tedavinin en önemli basamaklarından biridir.
Fizyoterapi sürecinde hastaya özel egzersizler, manuel terapi teknikleri, bantlama yöntemleri ve elektroterapi uygulamaları ile hem ağrı azaltılır hem de fonksiyon geri kazandırılır. Ayrıca hastaya günlük hayatta el-bilek kullanımına dair ergonomik öneriler verilmesi, tedavinin kalıcılığı açısından son derece değerlidir.
Erken Müdahale Hayat Kurtarır
De Quervain sendromu ihmal edildiğinde kronikleşebilir ve ilerleyen vakalarda enjeksiyon ya da cerrahi müdahale gerekebilir. Oysa erken dönemde başlanan uygun fizyoterapi ile çoğu hastada başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür.


FACEBOOK YORUMLAR