İki ay önce “ABD’de hükümet kapandı” haberleri akarken acaba başkan TRUMP bize de bir şey mi yaptı diye sormadan edemiyor insan.
Hükümetin etkinliği devletin yetkinliğini sorgulamanın ötesine geçti. “Devlet yok” demek ceza unsuru, yasası da yapılmış. Belki de Sn. Bahçeli kızdığı içindir bilinmez.
Bilinen ülkenin geldiği nokta. Görmek için ana haberlerin ilk beş dakikasını izlemek yeterliyken ona bile gerek yok.
Uluslararası belgeselciler Meksika’yı, Venezuela’yı, Bolivya’yı el Salvador’u terk edip Türkiye’ye akın ediyorlarmış.
Tımarhanede belgesel. Uzun süre ahırda kalmış bir hayvanın ilkbaharın gelişindeki ılık günlerinde ahırdan ilk defa çıkışında, çayırlara doğru zıplaya hoplaya koşusu insanı bir yerde korkutsa da kısa sürede duruluveriyor.
Bir de tımarı var bu işin. Tüyleri taranır, kılı derisi tımar edilip temizlenir. Ya tımara gelmez insanımız?
Ortalığı sarıp sarmalayan, hangi sorunların çözümü bir yana, önceleyip sorulara yanıt bulmak artık çok zor. Kontrolden çıkmış toplumumuzun sosyal alt yapısı nasıl da çöktü.
Çözümsüzlüğün, umutsuzluğun, sorunların obez bahçesine dönmüş ülkemin acaba hükümetin haberi yok mu? Yoksa olan biten görmezden mi geliniyor?
Devletimiz Sadettin Saran’ın kafasından aldığı bir kılının içine girip her şeyi görebiliyorsa çözemeyeceği sorun olabilir mi? İsterse bu fırtınalı günlerde bile yaprak kıpırdatmaz.
Arada Venezuela, Grönland, Şam, Kamış Haseke, aypici vay pici şara bazen barak.
Önceliklerin ötesinde sürekli aynı şeyler konuşulur mu? Kafamızı dağıtmıyor değil. İnsan bir bakar Türkiye’de görev alacak kişilere bir orda bir burda tom barrak mı tarak mı, ayıp ayıp…

FACEBOOK YORUMLAR