CHP Altınordu Eski İlçe Başkanı Gürsoy'dan Atamalara Tepki!

Cumhuriyet Halk Partisi Altınordu Eski İlçe Başkanı Bulut Gürsoy, yaptığı yazılı açıklama ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanı, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanı olarak atanmasını eleştirerek, “Bu bir terfi değil, açıkça siyasi bir ödüldür.” sözleri ile tepki gösterdi.

CHP Altınordu Eski İlçe Başkanı Gürsoy'dan Atamalara Tepki!
13 Şubat 2026 - 13:13 - Güncelleme: 13 Şubat 2026 - 13:26
CHP Altınordu Eski İlçe Başkanı Bulut Gürsoy’un açıklaması şöyle;

“Başsavcının doğrudan bakan yapılması; Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına açılan davaların siyasi niteliğini adeta tescillemiştir. Bu tablo, yargı makamlarının siyasi iktidarla arasına mesafe koyamadığını gün gibi ortaya sermekte ve yargının giderek daha açık biçimde siyasallaştığını göstermektedir.

Belediye başkanları tutuklanırken “yargı bağımsızdır” söylemiyle muhalefeti suçlayanlar, bugün o sürecin başındaki ismi bakanlık koltuğuna oturtarak kendi sözleriyle çelişmiştir.

Üstelik yeni atanan Adalet Bakanı’nın aynı zamanda Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) başına geçmiş olması —yani hâkim ve savcılarla ilgili şikâyet ve soruşturmaları yürüten kurumun da başına getirilmesi— bu siyasallaşmayı daha da derinleştirmiştir. AKP hükümetleri döneminde ilk kez bir savcının doğrudan Adalet Bakanlığı’na getirilmesi de bu tabloyu pekiştiren tarihsel bir kırılma noktasıdır.

Bu bir terfi değil, açıkça siyasi bir ödüldür.
Aynı dönemde atanan yeni İçişleri Bakanı’nın ise Cumhuriyet’in temel ilkeleriyle bağdaşmayan açıklamalarının kamuoyunun malumu olması, yürütmenin iki kritik ayağında da benzer bir zihniyet dönüşümünü işaret etmektedir.

Şimdi soralım: Bu tablo karşısında vatandaş adalete nasıl güvenecek? Hâkimlerin ve savcıların bağımsız karar verdiğine kim, nasıl inanacak?

Dahası, bu atamalar yalnızca hukuka olan güveni değil, toplumun birbirine olan güvenini de zedelemez mi? Devletin temel kurumları taraflı algılandıkça, bu durum toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirmeyecek midir?

Böylesi bir iklimde farklı düşünen milyonlarca yurttaş kendini bu ülkeye nasıl ait hissedecek? Devlet adil değilse, adalet ortak değilse, insanlar hangi duyguyla “biz” diyebilecek?

Şüphesiz ki bu atamalarla birlikte ülkede artık “hukuk var mı?” sorusu bir tartışma olmaktan çıkmış; hem hukuksal hem de toplumsal derin bir güven krizine dönüşmüştür.

Adalet ve içişleri gibi temel konulardaki yanlışlarla tetiklenen ekonomik kriz, toplumsal yozlaşma ve beraberliğimize dönük her türlü tatsız olayın daha da derinleşeceğini düşünmek çok da zor olmadığı gibi, bunun asıl müsebbibinin de bu kararları verenlerin olduğunu bilmek kritik bir öneme sahiptir.”



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum