Dyt. Cansu Ustaoğlu: "Çok Fazla Doğru Bilinen Yanlış Var"

Gazeteci Ulvi Gündoğdu’nun Nesnel TV ekranlarında hazırlayıp sunduğu Ünye Wolfpack GYM Spor Merkezi “Konuşuyorum” programının canlı yayın konuğu olan Diyetisyen Cansu Ustaoğlu, beslenme, kilo verme ve kilo alma hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Diyetisyen Cansu Ustaoğlu, “Beslenmede İnsanlar açısından çok fazla doğru bilinen yanlışlar var. Kulaktan dolma bilgilere çok fazla inanılıyor maalesef. Bu anlamda insanları bilgilendirmek, yeni bilgiler katmak bizim için de çok güzel bir şey.” sözlerinin ardından kendisine yöneltilen soruları cevaplandırdı.

Dyt. Cansu Ustaoğlu: "Çok Fazla Doğru Bilinen Yanlış Var"
30 Ocak 2025 - 13:31
Diyetisyen Cansu Ustaoğlu’nun açıklamaları şöyle;

“İnsanlara Faydalı Olmaya Çalışıyoruz”

"Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü bitirdim. 2 ay önce de ağabeyim Diyetisyen Yusufcan Ustaoğlu ile birlikte Kaledere Mahallesi Orta Çarşı Sokak Cezmi Sider İş Hanı’nda diyetisyenlik ofisimizi faaliyete geçirdik. Burada danışmanlık hizmeti veriyoruz. İnsanlara sağlıklarıyla ilgili hizmet veriyoruz, faydalı olmaya çalışıyoruz."

“Çok Fazla Doğru Bilinen Yanlış Var”

“Beslenmede İnsanlar açısından çok fazla doğru bilinen yanlışlar var. Kulaktan dolma bilgilere çok fazla inanılıyor maalesef. Bu anlamda insanları bilgilendirmek, yeni bilgiler katmak bizim için de çok güzel bir şey. İnsanların o değişim sürecindeki mutluluğunu görmek çok güzel bir şey.”

“Diyetisyenlik Kilo Verdirmek ve Kilo Aldırmaktan İbaret Değil”

“Diyetisyenlik mesleği kilo verdirmekten veya kilo aldırmaktan ibaret değil bu arada. En önemli noktası hastalıklara karşı koyabilmek. Zaten mesleğimiz koruyucu sağlık hizmetlerinin başında gelmekte. Biz biliyoruz ki; birçok hastalık beslenme durumumuzdan dolayı gelip bizi bulabiliyor. Örneğin diyabet hastalığı; yani şeker hastalığı; çok fazla şeker tükettiğimizde hastalık tavan yapabiliyorken, daha sonrasında bu böbrek hastalıkları ve organ yetmezliği gibi hastalıklara kadar gidebiliyor ama beslenme ile bunların önüne geçilebiliyor.”

“Diyet Programları Kişiye Özeldir”

“Obezite nasıl bir sağlık sorunuysa çok zayıflık da bir sağlık sorunu. Bu malnütrisyona kadar gidiyor. Bununla birlikte de vücutta bazı hastalıklara sebep olabiliyor. O yüzden herkesin Beden Kütle İndeksi dediğimiz BKİ aralığı var. Bunu yaş, cinsiyet ve uyku durumu gibi faktörler de etkiliyor. O yüzden diyetlerimiz kişiye özel ve herkesin diyet programı kendine özeldir ve bir başkasının uygulaması yanlış. Sağlıklı bir insana uyguladığımız diyet programı hasta bir insana uygulanmaz. Bu çok yanlış. Örneğin ben demir eksikliği olan bir hastaya ana öğünlerde yoğurt veremem çünkü demiri bağlar ve demir eksikliğini daha da ileri seviyeye götürür. Ama sağlıklı bir insana vermişimdir. Yani bu tür ayrımları yapmak zorundayız. Onun için diyet programları kişiye özel olmalıdır ve başka birisinin diyet programı rastgele uygulanmamalıdır.”

“Geniş Bir Alanda Çalışıyoruz”

"Az önce de dediğim gibi diyetisyenlik mesleği sadece kilo verdirme, kilo aldırma ve kilo kontrolü yapma mesleği değildir. Mesela çoğu insan bunu bilmez bence en önemli noktalardan bir tanesi; hastanelerde çıkan menülerin planlamasını diyetisyenler yapmaktadır ve orada bir sürü yatan hasta var. Beslenemiyorlar, ağızdan beslenemeyen bilinci kapalı bir sürü hastamız var. Bunlara biz burundan mideye tüp salınarak, sindirim sistemi hasar görmüş olanlara da damar yolu ile besin sağlıyoruz. Bunlara hangi besinin ne ölçüde tüketilmesi gerektiğini diyetisyenler planlıyor. Onun haricinde özel gruplara işte anaokullarında, kreşlerde, cezaevlerinde, huzurevlerinde menü planlamalarını da diyetisyenler yapmakta. Dolayısı ile biz diyetisyenler geniş bir alanda çalışıyoruz”

“Porsiyon Kontrolü Çok Önemli”

"İç hastalıkları uzmanı olan doktorlar, işte vitamin eksikliklerinde, şeker hastalığında hastaları bize yönlendiriyor. Örneğin şeker hastalığında beslenme çok önemli. Biz şeker hastalığında meyveleri bile kısıtlıyoruz. Mesela, incir, turuncu hurmalar kan şekerimizi ani yükselten meyveler bunları şeker hastalarında kısıtlıyoruz. Meyve doğal bir ürün diye sınırsız tüketemiyoruz. Hep bir porsiyon kontrolü yapmak durumundayız."

“Asla Çikolata ve Ekmek Yememeliyim Diye Bir Şey Yok”

“Diyet programlarında biz kastan ve sudan değil yağdan kayıp sağlamayı amaçlıyoruz ve diyet aslında beslenmek demek. Diyet kısıtlayıcı şekilde düşünülüyor ve ben beslenemeyeceğim, aç kalacağım düşüncesi olabiliyor. Ama diyet dediğimiz şey sürdürülebilir bir şey. Ömrümüz boyunca sağlıklı besinler ve ölçülerle hayatımıza devam edebiliriz. Ve diyetle verdiğimiz kiloları almadan hayatımıza devam edebiliriz. Elbette bu beslenme alışkanlığı haline gelmeli ve o zaman devamlılık sağlar. Diyet sürecinde örneğin ben çikolata asla yememem gerekiyor, ekmek asla tüketmemem gerekiyor gibi düşünceler var. Ama öyle bir şey yok. Bunun bir dengesi ve ölçüsü olması gerekiyor."

“Hastalıklara karşı Anti-Oksidanlar Önemli”

"Kış mevsiminde daha çok hasta oluyoruz. Bağışıklık sistemimiz düşüyor ve virüslerle birlikte hasta oluyoruz. Bu durumda vücudumuzda bazı metabolik olaylar sonucunda atıklar yani zararlı etkileri olan serbest radikaller açığa çıkabiliyor. Bunların önüne geçebilmek için de biz antioksidanlara başvurabiliriz. Anti karşı demek. Oksidan da paslanma demek. Yani paslanma karşıtı demek. Bu metabolik atıklar sonucu vücutta ortaya çıkan yan ürünler tıpkı bu demirin oksitlenmesi gibi paslanması gibi paslanmaya sebep olabiliyor. Bu antioksidanlar da bağışıklık sistemimizi koruyor. Birinci anti-oksidan sudur ama suyun topraktan çıkmış saf halini düşünelim. Camın önündeki güneşin altında bekleyen suyu demiyorum. Yine ceviz, avokado, zeytin, pırasa da anti-oksidandır. Meyvelerde yaban mersini, böğürtlen, çilek yine örnek olarak sayabiliriz."

“Bazı Toz İçecek Ürünler Var Bunları Tavsiye Etmiyoruz”

“Bazı ürünler var işte zayıflatıyor deniliyor. İçecek ve toz olarak piyasada gruplar tarafından sunuluyor, satılıyor. Bu ürünler evet zayıflatır ama siz ömrünüz boyunca bir çayla, bir sıvı ürünle hayatınızı devam ettiremezsiniz. Ben size bir ay boyunca meyve suyu için desem onunla da zayıflarsınız, sürekli sıvı alıyorsunuz çünkü. Bunu pazarlayan insanlar bir saatlik eğitimlerle bazen bir aylık eğitimlerle kendilerine beslenme uzmanı diyorlar. İnsanlarımız da bu insanlara inanıyor. Hızlı kilo vereyim isteğiyle birlikte başka bir sürece girmiş oluyorlar. Ama bunun vücudumuza oluşturacağı etkiyi kimse görmüyor. Bu ürünler o an belki olmayabilir ama ileri evrelerde karaciğer hasarları, böbrek hasarları, sindirim sistemi rahatsızlıkları bir sürü hastalığa sebep olabiliyor. Biz de diyetisyenler olarak hızlı kilo verdirebiliriz ama biz 4 yıllık eğitim aldık ve bu bizim etik kurallarımıza aykırı ve zararlı da. Ayrıca bu ürünler tüketilince kastan mı kilo veriliyor, yağdan mı kilo veriliyor bu da bilinmiyor.  Eğer vatandaşların kronik hastalıkları varsa bunun tedavisini yürütebilecek tek adres doktorlardır. Hastalıklarında, beslenme tedavisi uygulanması durumunda diyetisyenlerden destek alarak bu sorunun önüne geçilmelidir”
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum