Fatsa Doğa ve Çevre Derneği: "Topraklarımız Maden Şirketlerine Satılık Değildir!"
Ankara’da, 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde Ordu ili için gerçekleştirilecek maden ihalelerinde köylerin, fındık bahçelerinin ve ormanların madencilik faaliyetlerine açılmasına Fatsa Doğa ve Çevre Derneği’nden tepki geldi. Dernek Yaptığı basın açıklamasında, Ordu genelindeki 18 ruhsat sahasında 85 mahalle ve 24.312 hektarlık alanın madencilik faaliyetlerin için satışa çıkarıldığını belirterek, “Bu süreç sadece bir çevre meselesi değil; geleceğimizin, sağlığımızın ve geçim kaynaklarımızın elimizden alınmasıdır. Bu nedenle bu ihaleleri ve bundan sonra yapılacak tüm ihaleleri iptal edin.” çağrısında bulundu.
06 Nisan 2026 - 16:04
06 Nisan Pazartesi günü Saat 13.00’da Fatsa Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasına Doğa ve Çevre Derneği üyeleri dışında bazı siyasi parti ve STK’ların temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Ünye Çevre Platformu’nun da katılarak destek verdiği basın açıklamasında,
“Ordu’nun %5’ine Karşılık Geliyor”
Bugün buraya bizi, bu toplumu görmezden gelenlere, bize reva görülen geleceğe itiraz etmeye, “topraklarımıza bu cennet vatanının cennet köşesine yani vatanımıza, toprağımıza sahip çıkmak için bir araya geldik. Üretiyoruz ve üretmeye, kültürümüzle geleneğimizle üretmeye devam etmek istiyoruz.
Ankara’da, 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde Ordu ili için gerçekleştirilecek maden ihalelerinde köylerimizin, fındık bahçelerimizin ormanlarımızın madencilik faaliyetlerine açılmasına itiraz ediyoruz. En son Ordu genelindeki 18 ruhsat sahasında 85 mahalle ve 24.312 hektarlık alan madencilik faaliyetlerin için satışa çıkarılıyor. Satışa çıkan sahaların 24.223 ha’sı IV.Grup Madencilik sahası ve 550.000 ha’lık alan Ordu’nun yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geliyor.
TEMA Vakfı 2021 verilerine göre Ordu ilinin %74’ü madenlere ruhsatlıdır ve Ordu ili özelinde IV. Grup madenlere ilişkin hazırlanan çalışmada bölge 435 maden ruhsatına bölünmüştür. 2021 yılında Arama ruhsatı: 51, İşletme ruhsatı: 47 ve İhale ruhsatı:337 sahası varken artık tüm Ordu ili parça parça ihale edilmektedir.” denildi.
“Ordu’nun %74’ü IV. Grup maden ruhsatları ile ruhsatlandırılmıştır.”
Açıklamada 8 ilçede ruhsatlılık oranı %90’ın üzerinde olduğu belirtilirken,” Fatsa, Çatalpınar, Çamaş, Gülyalı, Gürgentepe, Kabadüz, Karataş, Ulubey ruhsat oranlarının %100’e yaklaştığı ilçelerdir.
İhale edilen Altınordu’dan Fatsa’ya, Ünye’den Kumru’ya; Ulubey’den İkizce’ye kadar uzanan bu geniş coğrafya, yalnızca bir “ihale alanı” değil; insanların gelenek ve görenekleri ile beraber üretim yaptıkları fındık bahçeleri, gözü gibi koruduğu, hayat bulduğu su gözelerinin kaynağı ormanları, dereleri ve yaylaları ile yaşattığı kültürdür. Ordu toprağı ormanı fındığı, dereleri ve kültürü ile Ordu’dur.
“Bu Rakamlar Bizim Vatanımızdır”
Bu rakamlar sadece ihale ile para ile ölçmeye çalıştıkları topraklar değildir. Bizim vatanımızdır. Sadece üç beş şirketin kalkınma ve istihdam yalanıyla yüzlerce yıllık üretim geleneğinden vazgeçilmesi, köy, köylü ve fındıktan sürdürülebilir gelecekten vazgeçilmesi anlamına gelmektedir. Açıkça anlaşılmaktadır ki tek seferlik kazanç uğruna, bir avuç maden sermayesi ve patronu için köyler, köylüler, ormanlar, temiz sular, tarım ve doğa heba edilmektedir. Heba edilmeye çalışılan Ordu, Fatsa, fındık su veya orman değil bilakis insanlarımız ve onların güzellik dolu, kadim yaşamıdır.
Madencilik gibi tek seferlik ve bir avuç maden sermayesi ve patronun kazancı için Ordu’nun yıllık 200.000 tonluk fındık gelirinden vazgeçilmektedir Fatsa örneğinde gördüğümüz gibi sadece fındık ve tarımdan değil, temiz sularımızdan derelerimizden ve bunların kaynağı çoğu kestane ağaçlarından oluşan 200.000 yıllık doğal ormanlarımızdan, arıcılıktan, hayvancılıktan da vazgeçilmektedir.
Bu süreç sonunda bölge halkına kalan, 5 milyon tonluk içi ağır metal ve siyanürlü, son derece zehirli ve asidik bir atık yığını, kanser olmuş çalışanlar, toksik ağır metal karışmış içme suları ve canlı yaşamının yok olduğu dereler, havzalar, atık dağları ve geleceksizlik kalmaktadır. Daha önce defalarca haykırdığımız gibi zehirli ağır metal kirliliği akademik çalışmalar ve bağımsız bilirkişilerce açıkça ortaya konmuştur.
Vatanımız ve memleketimiz Ordu, Fatsa ve tüm Karadeniz’in topraklarını, ne kadar para eder, kaça satarız diye düşünenler açıkça ifade etmek gerekir ki bizden değildir. 3-5 maden sermayesi şirket ve patronları zengin olsun diye bizim topraklarımıza göz dikmiş, bugün başka yollarla ele geçirmeye çalışan, Bizi, Karadenizlileri, Orduluları, Fatsalıları bu topraklara olan sevgi ve bağımlılığımızı bilmeyenlere söyleyeceğimiz söz şudur;
“Bizi buralardan sürecek, vatanımızdan edecek, toprağımızdan koparacak güç yoktur!”
İklim değişikliği artık hayatımızın gerçeği iken temiz su, temiz toprak, temiz havanın çıkaracağınız madenden daha değerli olacağı açıktır ve bunları para ile satın alamazsınız.
Vatanımızı toprağımızı maden şirketlerine teslim etmeyeceğimizi açıkça kamuoyuna ilan ediyor; temiz bir gelecek, doğa ile barışık bir kalkınma planı talep ediyor ve bu hayata geçene kadar mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Maden şirketleri ve sermayesi için hazırlanmış maden kanununun bir an önce değiştirilmesini, doğal kaynakların, ormanların, su kaynaklarının, akarsu, tarım alanlarının ve tarımsal üretim kültürünün koruma altına alınmasını talep ediyoruz.
Buradan çağrı yapıyoruz;
Hemşerilerimize ve tüm Fatsa, Ordu ve Karadenizlilere sesleniyoruz:
Tüm Fatsa ve Ordululara, İstanbul Gibi İllerde Bulunan Tüm Hemşeri Derneklerine, Yurt Dışında Bulunan Gurbetçi Fatsa ve Ordululara, tüm Karadenizlilere;
Bu Seferberliğe Omuz Vermeye, Ses Yükseltmeye, İtiraz Etmeye, Her yerde Dillendirmeye, İtiraz kanallarını kullanmaya, bu iş ve işlemleri yapan, el veren ve ön açanlara hesap sormaya davet ediyoruz. Bizden oy isteyenlere bize nasıl bir gelecek reva görüyorsunuz sorusunu sormaya davet ediyoruz.
“Toprağımızdan, Suyumuzdan, Vazgeçmiyoruz”
“Yetkililere ve kurumlara sesleniyoruz:
Bu süreç sadece bir çevre meselesi değil; geleceğimizin, sağlığımızın ve geçim kaynaklarımızın elimizden alınmasıdır. Bu nedenle bu ihaleleri ve bundan sonra yapılacak tüm ihaleleri iptal edin.
Karadeniz, Ordu ve özellikle Fındık için stratejik bir kalkınma planı yanında, madencilik gibi öngörülemez plansız faaliyetlerden vazgeçin.
Ordu ili ve Karadeniz’de, daha fazla doğal kaynaklara zarar vermeden tüm vahşi madencilik projelerini durdurun.
Sürdürülebilir, doğamızla, gelenek, görenek ve kültürel geçmişimizle barışık, bilimsel verilere dayalı kalkınma planını hayata geçirin. Bunu yasa ile güvence altına alın.
Bugün burada toplanan ve gönlü burada olan binlerce insanın sesini tekrar haykırıyoruz:
Toprağımızdan, suyumuzdan ve geleceğimizden vaz geçmiyoruz.”
Basın açıklaması açıklamaya katılan parti, STK ve vatandaşların sloganları ile son buldu.
Ünye Çevre Platformu’nun da katılarak destek verdiği basın açıklamasında,
“Ordu’nun %5’ine Karşılık Geliyor”
Bugün buraya bizi, bu toplumu görmezden gelenlere, bize reva görülen geleceğe itiraz etmeye, “topraklarımıza bu cennet vatanının cennet köşesine yani vatanımıza, toprağımıza sahip çıkmak için bir araya geldik. Üretiyoruz ve üretmeye, kültürümüzle geleneğimizle üretmeye devam etmek istiyoruz.
Ankara’da, 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde Ordu ili için gerçekleştirilecek maden ihalelerinde köylerimizin, fındık bahçelerimizin ormanlarımızın madencilik faaliyetlerine açılmasına itiraz ediyoruz. En son Ordu genelindeki 18 ruhsat sahasında 85 mahalle ve 24.312 hektarlık alan madencilik faaliyetlerin için satışa çıkarılıyor. Satışa çıkan sahaların 24.223 ha’sı IV.Grup Madencilik sahası ve 550.000 ha’lık alan Ordu’nun yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geliyor.
TEMA Vakfı 2021 verilerine göre Ordu ilinin %74’ü madenlere ruhsatlıdır ve Ordu ili özelinde IV. Grup madenlere ilişkin hazırlanan çalışmada bölge 435 maden ruhsatına bölünmüştür. 2021 yılında Arama ruhsatı: 51, İşletme ruhsatı: 47 ve İhale ruhsatı:337 sahası varken artık tüm Ordu ili parça parça ihale edilmektedir.” denildi.
“Ordu’nun %74’ü IV. Grup maden ruhsatları ile ruhsatlandırılmıştır.”
Açıklamada 8 ilçede ruhsatlılık oranı %90’ın üzerinde olduğu belirtilirken,” Fatsa, Çatalpınar, Çamaş, Gülyalı, Gürgentepe, Kabadüz, Karataş, Ulubey ruhsat oranlarının %100’e yaklaştığı ilçelerdir.
- Ordu’daki uluslararası koruma kriterlerine göre belirlenen ve nadir flora ile fauna barındıran, dünya ölçeğinde önemli ekosistemler olan Önemli Doğa Alanlarının %80’i
- Önemli Doğa Alanlarından biri olan Giresun Dağları’nın tamamı
- Orman alanlarının %65’i, Tarım alanlarının %76’sı, Meralarının %64’ü madenler ruhsat alanlarıdır.
İhale edilen Altınordu’dan Fatsa’ya, Ünye’den Kumru’ya; Ulubey’den İkizce’ye kadar uzanan bu geniş coğrafya, yalnızca bir “ihale alanı” değil; insanların gelenek ve görenekleri ile beraber üretim yaptıkları fındık bahçeleri, gözü gibi koruduğu, hayat bulduğu su gözelerinin kaynağı ormanları, dereleri ve yaylaları ile yaşattığı kültürdür. Ordu toprağı ormanı fındığı, dereleri ve kültürü ile Ordu’dur.
- Ordu ili zengin yaban hayatı ve bitki türü çeşitliliği, su varlığı, doğası ve tarım alanlarıyla Türkiye fındık ihracatının merkezidir. Yıllık ortalama 200.000 tonluk fındık üretimi ile 2,5 Milyar dolarlık fındık gelirinin 750 milyon-1 Milyar dolar değerindeki payını Ordu ili üretmektedir. Türkiye’nin en büyük bal üreticisi ile bal üretimi Ordu ilinde yapılmaktadır.
- Ordu ilinin 202.000 hektarlık Orman alanının 160.000 hektarı,
- 252.000 hektarlık Tarım arazisinin 192.000 hektarlık alanı
- 550.000 hektarlık ordunun 407.000 hektarlık alanının bir kısmı madencilik faaliyetleri için ihale edilerek satılmış, geriye kalan kısmı da parça parça satılmaktadır.” denildi.
“Bu Rakamlar Bizim Vatanımızdır”
Bu rakamlar sadece ihale ile para ile ölçmeye çalıştıkları topraklar değildir. Bizim vatanımızdır. Sadece üç beş şirketin kalkınma ve istihdam yalanıyla yüzlerce yıllık üretim geleneğinden vazgeçilmesi, köy, köylü ve fındıktan sürdürülebilir gelecekten vazgeçilmesi anlamına gelmektedir. Açıkça anlaşılmaktadır ki tek seferlik kazanç uğruna, bir avuç maden sermayesi ve patronu için köyler, köylüler, ormanlar, temiz sular, tarım ve doğa heba edilmektedir. Heba edilmeye çalışılan Ordu, Fatsa, fındık su veya orman değil bilakis insanlarımız ve onların güzellik dolu, kadim yaşamıdır.
Madencilik gibi tek seferlik ve bir avuç maden sermayesi ve patronun kazancı için Ordu’nun yıllık 200.000 tonluk fındık gelirinden vazgeçilmektedir Fatsa örneğinde gördüğümüz gibi sadece fındık ve tarımdan değil, temiz sularımızdan derelerimizden ve bunların kaynağı çoğu kestane ağaçlarından oluşan 200.000 yıllık doğal ormanlarımızdan, arıcılıktan, hayvancılıktan da vazgeçilmektedir.
Bu süreç sonunda bölge halkına kalan, 5 milyon tonluk içi ağır metal ve siyanürlü, son derece zehirli ve asidik bir atık yığını, kanser olmuş çalışanlar, toksik ağır metal karışmış içme suları ve canlı yaşamının yok olduğu dereler, havzalar, atık dağları ve geleceksizlik kalmaktadır. Daha önce defalarca haykırdığımız gibi zehirli ağır metal kirliliği akademik çalışmalar ve bağımsız bilirkişilerce açıkça ortaya konmuştur.
Vatanımız ve memleketimiz Ordu, Fatsa ve tüm Karadeniz’in topraklarını, ne kadar para eder, kaça satarız diye düşünenler açıkça ifade etmek gerekir ki bizden değildir. 3-5 maden sermayesi şirket ve patronları zengin olsun diye bizim topraklarımıza göz dikmiş, bugün başka yollarla ele geçirmeye çalışan, Bizi, Karadenizlileri, Orduluları, Fatsalıları bu topraklara olan sevgi ve bağımlılığımızı bilmeyenlere söyleyeceğimiz söz şudur;
“Bizi buralardan sürecek, vatanımızdan edecek, toprağımızdan koparacak güç yoktur!”
İklim değişikliği artık hayatımızın gerçeği iken temiz su, temiz toprak, temiz havanın çıkaracağınız madenden daha değerli olacağı açıktır ve bunları para ile satın alamazsınız.
Vatanımızı toprağımızı maden şirketlerine teslim etmeyeceğimizi açıkça kamuoyuna ilan ediyor; temiz bir gelecek, doğa ile barışık bir kalkınma planı talep ediyor ve bu hayata geçene kadar mücadele edeceğimizi ilan ediyoruz.
Maden şirketleri ve sermayesi için hazırlanmış maden kanununun bir an önce değiştirilmesini, doğal kaynakların, ormanların, su kaynaklarının, akarsu, tarım alanlarının ve tarımsal üretim kültürünün koruma altına alınmasını talep ediyoruz.
Buradan çağrı yapıyoruz;
Hemşerilerimize ve tüm Fatsa, Ordu ve Karadenizlilere sesleniyoruz:
Tüm Fatsa ve Ordululara, İstanbul Gibi İllerde Bulunan Tüm Hemşeri Derneklerine, Yurt Dışında Bulunan Gurbetçi Fatsa ve Ordululara, tüm Karadenizlilere;
Bu Seferberliğe Omuz Vermeye, Ses Yükseltmeye, İtiraz Etmeye, Her yerde Dillendirmeye, İtiraz kanallarını kullanmaya, bu iş ve işlemleri yapan, el veren ve ön açanlara hesap sormaya davet ediyoruz. Bizden oy isteyenlere bize nasıl bir gelecek reva görüyorsunuz sorusunu sormaya davet ediyoruz.
“Toprağımızdan, Suyumuzdan, Vazgeçmiyoruz”
“Yetkililere ve kurumlara sesleniyoruz:
Bu süreç sadece bir çevre meselesi değil; geleceğimizin, sağlığımızın ve geçim kaynaklarımızın elimizden alınmasıdır. Bu nedenle bu ihaleleri ve bundan sonra yapılacak tüm ihaleleri iptal edin.
Karadeniz, Ordu ve özellikle Fındık için stratejik bir kalkınma planı yanında, madencilik gibi öngörülemez plansız faaliyetlerden vazgeçin.
Ordu ili ve Karadeniz’de, daha fazla doğal kaynaklara zarar vermeden tüm vahşi madencilik projelerini durdurun.
Sürdürülebilir, doğamızla, gelenek, görenek ve kültürel geçmişimizle barışık, bilimsel verilere dayalı kalkınma planını hayata geçirin. Bunu yasa ile güvence altına alın.
Bugün burada toplanan ve gönlü burada olan binlerce insanın sesini tekrar haykırıyoruz:
Toprağımızdan, suyumuzdan ve geleceğimizden vaz geçmiyoruz.”
Basın açıklaması açıklamaya katılan parti, STK ve vatandaşların sloganları ile son buldu.







FACEBOOK YORUMLAR