Ünye Çevre Platformu: "Kadınların Özgür Olduğu Bir Dünya, Doğanın ve Yaşamın Korunduğu Bir Dünyadır"
Ünye Çevre Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle yaptığı basın açıklamasında kadınların, dünyada ve Türkiye’de şiddet ve adaletsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yanındayız.” mesajı verdi. Basın açıklamasında kadınların özgür olduğu bir dünyanın, doğanın ve yaşamın korunduğu bir dünya olduğu belirtildi.
08 Mart 2026 - 15:23
Ünye Çevre Platformu’nun açıklaması şöyle;
“Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugün; kadınların eşitlik, özgürlük, güvenli yaşam ve emeklerinin görünür olması için verdikleri mücadelenin günüdür. Ne yazık ki bugün dünyada ve ülkemizde kadınlar hâlâ çok yönlü bir şiddet ve adaletsizlikle karşı karşıyadır.
Kadın cinayetleri sürmektedir. Taciz ve tecavüz vakaları artmaktadır. Kadın emeği ucuz iş gücü olarak sömürülmekte, çoğu zaman görünmez kılınmaktadır. Ev içinde görünmeyen emek, iş yaşamında düşük ücret, güvencesiz çalışma ve yoksulluk; kadınların yaşamını her alanda zorlaştırmaktadır. Emekli kadınlar ise yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan yoksullukla baş başa bırakılmaktadır.
Kamusal alanların önemli bir bölümü hâlâ erkek egemen bir kullanımın içindedir. Meydanlar, parklar, kahvehaneler ve birçok müşterek mekân kadınlar için güvenli ve eşit alanlar olmaktan uzaktır. Öte yandan doğa tahribatı ve ekolojik yıkım da kadınları daha ağır biçimde etkilemektedir. Vahşi madencilik faaliyetleri, su kaynaklarının kirletilmesi, ormanların yok edilmesi ve iklim krizi; en çok kadınların yaşamını zorlaştırmaktadır. Çünkü suya, toprağa ve gıdaya erişimin zorlaştığı her yerde bu yükü en fazla kadınlar taşımaktadır.
İklim krizinin etkileri arttıkça, yoksulluk ve göç derinleştikçe kadınların kırılganlığı daha da artmaktadır. Savaşlar ise kadınlar için en ağır yıkımlardan birini yaratmaktadır. Her savaşın ilk mağdurları kadınlar ve çocuklardır.
Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen askeri müdahaleler ve bombardımanlar sonucunda kadınlar ve çocuklar yaşamlarını kaybetmektedir. Özellikle son yıllarda ABD ve İsrail'in küresel haydutluğu, giriştikleri katliamlar, bombardımanlar, siviller üzerinde ağır yıkımlar yaratmış; çok sayıda kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetmiştir.
Son olarak İran’da bir kız okulunun vurulması sonucu yaşları 7 ile 12 arasında değişen en az 165 kız çocuğunun hayatını kaybettiği yönündeki haberler, savaş politikalarının insanlık için nasıl bir felaket yarattığını bir kez daha göstermiştir.
Dünyanın neresinde olursa olsun; sivilleri, kadınları ve çocukları hedef alan hiçbir saldırı kabul edilemez.
Savaş politikaları, askeri müdahaleler ve güç mücadeleleri en çok kadınların ve çocukların yaşamını yok etmektedir.
Bu nedenle bizler biliyoruz ki: Kadınların eşit olmadığı bir dünyada adalet olmaz. Kadınların özgür olmadığı bir dünyada barış olmaz. Kadınların güvende olmadığı bir dünyada gerçek bir demokrasi olmaz.
Ünye Çevre Platformu olarak inanıyoruz ki; kadın mücadelesi ile doğa mücadelesi aynı yaşam mücadelesinin parçasıdır. Toprağın, suyun ve ormanların korunması; savaşın değil barışın egemen olduğu bir dünya kurulması; eşit ve özgür bir yaşamın inşası kadınların sesi olmadan mümkün değildir.
Bu nedenle bugün: Kadın cinayetlerinin son bulduğu, kadın emeğinin sömürülmediği, kamusal alanların herkes için eşit ve güvenli olduğu, doğanın talan edilmediği, savaşların sona erdiği bir dünya talebimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yanındayız.
Kadınların öldürülmediği, çocukların bombalar altında kalmadığı, emeğin sömürülmediği, doğanın talan edilmediği bir dünya mümkündür.
Barışın, eşitliğin ve yaşamın tarafındayız. Yaşamı savunan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü selamlıyoruz.”
“Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugün; kadınların eşitlik, özgürlük, güvenli yaşam ve emeklerinin görünür olması için verdikleri mücadelenin günüdür. Ne yazık ki bugün dünyada ve ülkemizde kadınlar hâlâ çok yönlü bir şiddet ve adaletsizlikle karşı karşıyadır.
Kadın cinayetleri sürmektedir. Taciz ve tecavüz vakaları artmaktadır. Kadın emeği ucuz iş gücü olarak sömürülmekte, çoğu zaman görünmez kılınmaktadır. Ev içinde görünmeyen emek, iş yaşamında düşük ücret, güvencesiz çalışma ve yoksulluk; kadınların yaşamını her alanda zorlaştırmaktadır. Emekli kadınlar ise yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan yoksullukla baş başa bırakılmaktadır.
Kamusal alanların önemli bir bölümü hâlâ erkek egemen bir kullanımın içindedir. Meydanlar, parklar, kahvehaneler ve birçok müşterek mekân kadınlar için güvenli ve eşit alanlar olmaktan uzaktır. Öte yandan doğa tahribatı ve ekolojik yıkım da kadınları daha ağır biçimde etkilemektedir. Vahşi madencilik faaliyetleri, su kaynaklarının kirletilmesi, ormanların yok edilmesi ve iklim krizi; en çok kadınların yaşamını zorlaştırmaktadır. Çünkü suya, toprağa ve gıdaya erişimin zorlaştığı her yerde bu yükü en fazla kadınlar taşımaktadır.
İklim krizinin etkileri arttıkça, yoksulluk ve göç derinleştikçe kadınların kırılganlığı daha da artmaktadır. Savaşlar ise kadınlar için en ağır yıkımlardan birini yaratmaktadır. Her savaşın ilk mağdurları kadınlar ve çocuklardır.
Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yürütülen askeri müdahaleler ve bombardımanlar sonucunda kadınlar ve çocuklar yaşamlarını kaybetmektedir. Özellikle son yıllarda ABD ve İsrail'in küresel haydutluğu, giriştikleri katliamlar, bombardımanlar, siviller üzerinde ağır yıkımlar yaratmış; çok sayıda kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetmiştir.
Son olarak İran’da bir kız okulunun vurulması sonucu yaşları 7 ile 12 arasında değişen en az 165 kız çocuğunun hayatını kaybettiği yönündeki haberler, savaş politikalarının insanlık için nasıl bir felaket yarattığını bir kez daha göstermiştir.
Dünyanın neresinde olursa olsun; sivilleri, kadınları ve çocukları hedef alan hiçbir saldırı kabul edilemez.
Savaş politikaları, askeri müdahaleler ve güç mücadeleleri en çok kadınların ve çocukların yaşamını yok etmektedir.
Bu nedenle bizler biliyoruz ki: Kadınların eşit olmadığı bir dünyada adalet olmaz. Kadınların özgür olmadığı bir dünyada barış olmaz. Kadınların güvende olmadığı bir dünyada gerçek bir demokrasi olmaz.
Ünye Çevre Platformu olarak inanıyoruz ki; kadın mücadelesi ile doğa mücadelesi aynı yaşam mücadelesinin parçasıdır. Toprağın, suyun ve ormanların korunması; savaşın değil barışın egemen olduğu bir dünya kurulması; eşit ve özgür bir yaşamın inşası kadınların sesi olmadan mümkün değildir.
Bu nedenle bugün: Kadın cinayetlerinin son bulduğu, kadın emeğinin sömürülmediği, kamusal alanların herkes için eşit ve güvenli olduğu, doğanın talan edilmediği, savaşların sona erdiği bir dünya talebimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yanındayız.
Kadınların öldürülmediği, çocukların bombalar altında kalmadığı, emeğin sömürülmediği, doğanın talan edilmediği bir dünya mümkündür.
Barışın, eşitliğin ve yaşamın tarafındayız. Yaşamı savunan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü selamlıyoruz.”







FACEBOOK YORUMLAR