Dyt. Sevgi Boz

Dyt. Sevgi Boz

Sağlık Köşesi
[email protected]

Otizm ve Beslenme

11 Nisan 2026 - 16:37

Otizm (Otizm Spektrum Bozukluğu - OSB) doğuştan gelen ya da yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılıktır. 

Otizmin Temel Özellikleri ve Belirtileri

  • Sosyal Etkileşim ve İletişim konusunda belirtileri:  Göz teması kurmama , ismiyle seslendiğinizde  size bakmaması-tepki vermemesi , yaşıtlarıyla oyun oynamama, konuşmada gecikme veya hiç konuşmama.
  • Tekrarlayıcı Davranışlar: Sallanma, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme, nesneleri dizme veya döndürme gibi rutinlere aşırı bağlılık.
  • Duyusal Hassasiyetler: Seslere, ışığa, kokulara veya dokulara karşı aşırı duyarlı olma ya da tepkisiz kalma.
  • İlgi Alanlarında Sınırlılık: Belirli konulara veya nesnelere aşırı odaklanma. 
Bu belirtileri çocuğunuzda fark ediyorsanız bir Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanına danışmayı, besin seçimi ve reddi konusunda dengeli beslenmeyi sağlayabilmek adına diyetisyen desteği almayı ihmal etmeyin.

Otizmde beslenme son yıllarda araştırılan bir konudur. Etkinliği çocuktan çocuğa değişim gösterir, çünkü her çocuğun vitamin -mineral eksiklikleri, ağır metal yükleri, beslenme alışkanlıkları, bağırsak florası, ailevi alışkanlıkları farklıdır.  Nature Metabolism’da yayımlanan dikkat çekici bir çalışma, gebelik dönemindeki beslenmenin çocukların nörogelişimsel sağlığıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, “Batı tipi beslenme” olarak adlandırılan işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve yüksek yağ içeren beslenme modeli, çocukluk döneminde otizm ve DEHB gibi nörogelişimsel durumlarla ilişkili bulunmuş.

Batı tarzı bir diyete doğru hafif sapmalar, DEHB riskinde yüzde 66, otizm riskinde ise yüzde 122 artışla ilişkili bulunmuş. Çalışmanın en çarpıcı noktalarından biri, bu ilişkinin özellikle hamileliğin  erken dönemlerinde daha belirgin olması. Yani annenin beslenmesi, bebeğin beyin gelişimi açısından düşündüğümüzden daha kritik bir rol oynayabilir.

Otizmli çocuklar sadece belirli yiyecekleri kabul ediyor ve bu durum zamanla vitamin-mineral eksikliklerine yol açabiliyor. Yetersiz besin öğesi alımı, yeme davranış bozuklukları, sindirim sistemi problemlerinden kabızlık ile şişkinlik ve gaz problemleri gibi sorunlara yol açabiliyor.

Bu sorunları geride bırakabilmek adına otizmli çocuklarda genellikle GAPS diyeti uyguluyoruz. GAPS diyetine genellikle iki yıl boyunca devam edilir. GAPS diyeti: giriş diyeti, tam GAPS diyeti ve GAPS diyetinden çıkış aşamaları olmak üzere üç ana bölüm ve toplamda altı aşamadan oluşuyor.
İlk aşamada psikolojik ve fizyolojik belirtiler giriş diyeti ile ortadan kalkmaya başlar. Tam GAPS diyetinde ise bağırsak florasının tamamen düzeldiği ve hemen hemen tüm psikolojik, fizyolojik belirtilerin ortadan kalktığı görülür. GAPS diyetinden çıkış ise bağırsak florasının, duvarının tamamen iyileştiği durumlarda gerçekleşir.

GAPS diyetinde şeker, baklagiller, tahıllar, süt ve süt ürünleri, nişastalı sebzeler başta olmak üzere bir takım yiyecekler diyetten çıkarılır. Diyette yasaklanan yiyeceklere ise diyet üzerinden en az altı ay geçtikten sonra bireyin verdiği tepkilere göre diyete eklenir. Bu detaylandırmamdan anlaşılacağa üzere sabır ve emekle yol alınan bir beslenme sürecinden bahsediyoruz.

Tek bir liste ile çocuğun besin reddinin, sadece sevdiği şeyleri tek tip beslenmesinin düzelmesini beklemek, bağırsak sorunlarının geçmesini beklemek mümkün değil.

Ayrıca otizmde mikrobiyota da sağlıklı bireylere göre farklıdır.  Beslenme konusunda en belirleyici faktörlerden biri de duyusal hassasiyetlerdir. Zorlamak yerine küçük adımlarla ilerlemek, alternatif sunumlar denemek ve çocuğun duyusal sınırlarına saygı göstermek en başarılı sonuçları beraberinde getiriyor. Unutmayalım ki, otizm bir farkındalıktır.








 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum