Elif Erken

Elif Erken

YAŞAMAK İÇİN, YAŞAT...
[email protected]

Ünye'den Tokat'a Gönülden Gönüle

07 Şubat 2026 - 14:58

Bazı şehirler vardır, gezersin…
Bazı şehirler vardır, seni gezer. Tokat benim içime yürüyen şehirlerden biri oldu. Beni en çok ne etkiledi biliyor musunuz? Binalar, hanlar, medreseler değil önce…
İnsanları.
Güler yüzlü…
Sıcak kalpli…

Ama bir o kadar da haddini bilen, mesafesini koruyan, saygıyı elden bırakmayan insanlar...
Tokat Son Dakika sayfasının sahibi Ahmet abi (Ahmet Demirağ) ile orada buluştuk. Dikkat edin, “Ahmet Bey” demiyorum. Çünkü ilk kez karşılaşmamıza rağmen sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi bir samimiyet vardı. Yapay değil, zoraki değil… İçten.

Bu şehirde insanlar önce kalbine dokunuyor, sonra adını soruyor...
Bu yolculuk aslında bir hasret yolculuğuydu.
Lütfiye Abla…
İstanbul’dan komşum.

Ben erken yaşta anne olduğumda hayatı öğrenirken yanımda olan kadınlardan biri. Bebeğime mama yapmayı bile ondan öğrenmiştim. Bazı insanlar akraban olmaz ama hayatının temeline harç olur ya… işte öyle.

Onlar bir süre önce memleketleri Tokat’a dönmüşlerdi.
Eşi Selahattin Abi, kızları Filiz, Yeliz ve o zaman küçücük olan Can…
Kapıdan içeri girdim…

Ve zaman durdu. Yıllar geçmemiş gibi kaldığımız yerden devam ettik. Can delikanlı olmuş, evlilik hazırlığında. Yeliz iki çocuk annesi, eşi Mert’ten gözleri parlayarak bahsediyor. Allah daim etsin. Filiz Tokat’ta estetisyenlik yapıyor.

Hayat değişmiş, ama dostluk aynı yerde duruyordu. Bazı bağlar zamanla incelmez, kök salar...
Tokat’ta büyük bir emek var.

Yağıbasan Medresesi, Taşhan, Tokat Şehir Müzesi, Deveciler Hanı… Ben zamanım kısıtlı diye sadece bir kısmını görebildim. Çünkü Tokat yüzeyden gezilecek bir şehir değil, kat kat açılıyor...
Taşhan’da Tokat’ın doğal taşlarından yapılan takılar, bakır işlemeler, baskı boyalı yazmalar, sofra bezleri ve birçok şeyler var.Ünye’den geldiğimi duyan esnafların sıcaklığı, ikramları… Sanki misafir değil, evden biri gibiydim.

Bir söz duymuştum:
“Tokat’a giren 10 yıl çıkamaz.”
Ben abartı sanıyordum. Şimdi anlıyorum. Çünkü Tokat çabuk biten bir şehir değil. 10 yılda ancak gezersin, öğrenirsin, keşfedersin. Tokat derin, Tokatlılar da öyle...
Bu yolculuğun bir de tatlı başlangıcı var.

Tokat’a gitmek için patronum Ali Akgül’den izin istediğimde, Tokatlı olmanın verdiği rahatlıkla takıldı:
“Tokat’ta ne var?” dedi, “Ben oradan geldim, biliyorum.”
Gülüştük. Ben de yılların hasretini almaya gideceğimi anlattım.
“Gelirken ne getireyim?” diye sordum.

Verdiği cevap kısaydı ama çok şey anlatıyordu:
“Sen gel yeter.”
Bir şehri anlatan bazen tarihi değil, böyle cümlelerdir işte.
Ama iş lezzete gelince konu ciddileşti.
Patroniçem Aslıhan Akgül özellikle tembih etti:
“Tokat’ın yağlısı ve yoğurtmaçı meşhurdur, mutlaka ye.”

Yağlı ve yoğurtmaç erken saatlerde yapılıp hemen bitiyormuş.Sabah 8'de gitsen bulamazsın dediler.Yol yorgunuydum, uykusuzdum… Ama sabah 7’de kalktım, nasıl bir lezzetmiş merak ediyordum.Tokat sokaklarında yürürken şunu düşündüm:
Bir şehri sevdiren sadece tarihi değil, sabah kokusu ve kuş sesleridir.
Yağlı, yoğurtmaç, Tokat pidesi, çemenli…

Ünye’deki arkadaşlarıma da aldım. Çünkü bazı tatlar tek başına yenmez, paylaşılır.
Bir şeyi daha gördüm. Tokat ile Ünye kardeş şehir gibi…

Onlar deniz için buraya geliyor, biz tarih için oraya gidiyoruz. Bu bağ daha da güçlenmeli. Ünye’de yaşamak isteyen Tokatlı hemşehrilerimize yardımcı olmak benim için ayrı bir mutluluk olacak. Çalıştığım inşaat şirketinin sahiplerinin de Tokatlı olması bana şunu düşündürdü:

Demek ki bazı bağlar tesadüf değil. Belki şehirler arası değil. Kalpler arası bir köprü kuruluyor.
Buradan Ordulu, Ünyeli hemşehrilerime sesleniyorum: Mutlaka Tokat’a gidin.

Lezzetlerini tatmadan dönmeyin. Ama bilin ki Tokat sadece yemek değil… Tarihini gezmeye kalkarsanız geze geze bitiremezsiniz. Buradan da Tokatlı tüm kardeşlerimi, büyüklerimi Ünye’ye davet ediyorum. Denizimiz, sahilimiz, misafirperverliğimiz sizleri bekliyor. Tokat’ta bütün Ünye’nin kulağını çınlattım.

Nesnel Medya ve Okuyorum Gazetesi’nin sahibi kıymetli Ulvi Gündoğdu’yu ve siz değerli okurlarımızı da hep andım :)
Tokat’ın bir sözü varmış:
“Dünya bir handır; herkes sırasıyla gelir, kalır ve geçer…”
Ben de Tokat’tan geçtim belki…
Ama bazı şehirlerden ayrılırsın,
bazıları senden ayrılmaz.
Kalbim Tokat’ta kaldı. ????





 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum