Köşe yazılarında ilham kaynaklarım eşim ve çocuklarım,
Oğlum,
-Baba biraz da öykü, hikaye, düz yazı anılarını yazsana. Deneme yazıların çok güzel de bu yanını sohbetlerinle biz biliyoruz. Tam bu sırada hanımın aklından ne geçti bilmiyorum,
-Memeet Allah kimseyi devlet kapısına düşürmesiiin Memet. Bu aralar korkmayan yok gibi. Okul arkadaşım Beyhan’ın anı defterime yazdığı sözcükle belleğimden hiç çıkmaz.
Korku birike birike cesaret,
Acılar birike birike sevinç olur. İki güzel sözcük insanın hayatını değiştiriyor.
Bu hafta kendi bildiğimiz yoldan gidelim kimse okumadan kimse duymadan, kimse görmeden, hapse girmeden.
haftaya oğlum Koray’ın dediği gibi buluruz öykülerden birini. Duayen gazetecimiz Fatih Altaylı gibi Allah kerim.
Siyasetle yakından ilgileneler anımsamalılar. 2018 genel seçimine girerken sağda solda, yolda izde, orda burda yaratılan kanı televizyonun açan gülleri dahil hiçbir siyasetçi uğruna verilen her türlü mücadele bu sefer koltuktan uzaklaştırıyordu. Bu gün yerinde duran o günkü iktidara ilişkin odaklanan sözcük neydi,
-Bu işleri AK Parti bozdu AK Parti düzeltsin.
Sahi, o yıllarda o kadar vahim durum neydi.
Bu güne gelince göbeğim dizlerimin üstündeki bilgisayara vuruyor, oda gülmekten sallanıp duruyor.
Uğur Dündar’la Müjdat Gezen çok iyi eski dost.70’li yıllar Marka program Arena’da arada görünüp halkı güldürürlerdi. Bafra’ya gelmiş, Uğur Dündar soruyor, ovada yuları elinde ineğin başındaki Müjdat Gezen’e,
-Efendim ne yapıyorsunuz böyle,
- Doğalgaz üretiyorum görmüyor musun? O zamanki hükümetle bugünkü hükümette fark, dönüyor çark.
O yıllarda su yanıyor gaz bulduk diye haber yayılınca bizimki de ineğin kemresine göz dikmiş.
Bafra’dan güneydoğuya dönüyor, 30 çocuklu çemberin ortasında dizlerine doğru uzanmış pala bıyıklı Müjdat Gezen’e mikrofon uzatıyor.
-Bu çocuklar senin mi?
-Evet benim, ne oldu?
-İsimlerini sayabilir misiniz? Ancak üç tanesini sayabildikten sonra palabıyığı konuşurken düşünce patlatıyoruz kahkahayı. Hep güldük içindeki mesajı almadan hala da gülüyoruz..
Büyük adamlar izledi mi bilinmez, fakat o kahkaha yer değiştirdi. Ya evlerde bekleyen kızlı erkekli 25 milyon gencimiz. Nerdeyse her yıl her ay isimlendirilirken gördük maarifi, saatli takvim gibi. Umut karabuğday ofis ekmeği gibidir. Tok tutuyor ,zaman geçiyor.
2020’de salgından dolayı çip krizi içinde boğuşurken, çip yatırımında önemli adımlar atıyoruz. Türkiye dünyanın çip üssü olacak denirken hiç üssü olduk. Hemen peşinden Ermenistan, Zingazur koridorunu açıyoruz parayı bulduk refaha eriyoruz derken zam zum sonuç. zamazingo.
Ermeni Başbakan bizden çok koridorun açılması için halkını bile karşısına alırken gelecek olan Başbakan Paşinyan kadar ılımlı olması da şüpheli. Trump bile dile getirdi, “Türkler akıllı adamlar karlı olsaydı onlar açardı” dedi “Venezuella’ya Grönlan’da Kanada’ya İran’a halledildikten sonra sırada Küba var” diyor.
Onlar küçük işlerin biz büyük işlerin meraklısıyız.
Bugün yapılan kabine toplantısında gündemin başlığını okul çocuklarımız oluştururken her alanda uzmanlaşmış çocuklar bile biliyor devletin gücünü.
Ya sessiz sedasız köşesine çekilen büyükler. Yanı başımdaki baba mesleği tarihi bakkal Kemal, bitişiğindeki medikalci, karşısındaki kuru temizlemeci Erdal, yan tarafta genç girişimci Belgin, karşımdaki telefon tamircisi Onur, az ilerde kozmetikçi genç kız. Altı işyeri kapanarak özgürlüğüne kavuşurken ülkemiz birlik beraberlik bütünlük içinde ilerliyor.
Yoksa sorunlara kavuşmak alınyazısı modeli mi?

FACEBOOK YORUMLAR