Elif Erken

Elif Erken

YAŞAMAK İÇİN, YAŞAT...
[email protected]

Bir Zamanlar Canıma Okuyanların, Şimdi Ruhuna Fatiha Okuyorum

24 Ocak 2026 - 13:59 - Güncelleme: 24 Ocak 2026 - 14:44

Haftanın Mottosu: "Sustun Diye; Yenildin Sanma..."

Hayat bazen insanı garip bir eşiğe getiriyor. Geçmişte canını acıtan, yıllarca uykularını bölen, içinden çıkamadığın karanlıkların sebebi olan insanlar… Bir gün bir haberle karşına çıkıyorlar:


"GİTMİŞLER"
Ne alkış geliyor içinden, ne sevinç.
Sadece duruyorsun.
Ve ilk kez şu soruyla baş başa kalıyorsun:
“Ben bu yükü neden hâlâ taşıyorum?”

Geçenlerde sahilde, küçük bir kafede çok sevdiğim bir arkadaşımla buluştuk. Uzun zaman olmuştu birbirimizi görmeyeli...

-Deniz aynı deniz, dalgalar aynı ama insan aynı insan değil dimi Elif?  diyerek arkadaşımdan ilk cümleler dökülmeye başladı. Onu çok iyi anlıyordum. Çünkü zaman, herkesi bir yere getiriyor. Kimi yüzleşmeye, kimi susmaya, kimi de gitmeye…

-Biliyor musun Elif öyle bir döneme girdim ki; Bir zamanlar canıma okuyan insanların, bugün kan kusa kusa bu dünyadan birer birer çekip gittiğini görüyorum....

Sevgili okurlarım, şunu açıkça söyleyeyim: Bu bir “oh olsun” sözleri değil. Bu, bir iç muhasebenin sonucu. İnsan kin tutabilir. Hatta çoğu zaman haklı da olur. Ama kin, adalet dağıtmıyor; sadece içini karartıyor.

Arkadaşım kin taşımamayı seçmiş. Haklarını helal etmiş. Onlar için değil… Önce Allah rızası için, sonra da kinle kendisine yük olmamak için. Bu bir erdem gösterisi değil. Bu, hayatta kalma biçimi. Çünkü bazı yaralar var ki; onları sürekli kanatarak değil, üstüne titreyerek iyileştirebiliyorsun.
"Şunu inkâr etmiyorum:" diyerek devam etti arkadaşım:

"Böyle olmayabilirdi. İnsanlar daha vicdanlı olabilirdi. Daha az kırabilir, daha az incitebilirlerdi. Bazı cümleler hiç kurulmayabilir, bazı davranışlar hiç yaşanmayabilirdi. Ama yaşandı. Ve ben, bana açılan yaralarımı iyileştirmeye devam ediyorum. İyileştikçe güçleniyorum.

Güçlendikçe bilinçleniyorum. Ve tüm bunlara rağmen iyi kalpli olmaktan vazgeçmemeyi öğreniyorum. Bu kolay bir yol değil. Ama en temiz yol bu."

Sahildeki o kafede şunu fark ettim: İntikam yüksek seslidir. İyileşmek ise sessiz. Ve bazen en ağır hesaplar, bağırarak değil; bir Fatiha okuyup yoluna devam ederek kapanır. Arkadaşımda öyle yapıyor.

Sessizce. Yükünü bırakarak. Kendini kurtararak...



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum