Yaz geldi...
Deniz, çocuk sesleriyle, kahkahalarla, serinlemek isteyen insanlarla doldu. Ama ne yazık ki bu hafta Ünye'de denizin kıyısından yükselen sadece neşe değildi. Peş peşe gelen boğulma haberleri, hepimizin yüreğine oturdu.
Her haberin arkasında yarım kalan bir hayat, gözü yaşlı bir aile, sessizliğe bürünen bir ev var.
Oysa deniz düşmanımız değil.
Deniz, kurallarına uyulmadığında ne kadar güçlü olduğunu hatırlatan bir doğa gerçeği.
Bir anlık cesaret... "Bana bir şey olmaz." düşüncesi... Yasak olan yerden denize girmek... Dalgayı küçümsemek... Akıntıyı önemsememek...
Bazen sadece birkaç dakikalık bir ihmal, bir ömrün en büyük pişmanlığına dönüşüyor.
Unutmayalım; yüzmeyi bilmek, her denizde güvende olmak anlamına gelmez. Karadeniz'in dalgası ve rip akıntısı, en iyi yüzücüyü bile zor durumda bırakabilir.
Bu yaz, çocuklarımızı bir an bile gözümüzden ayırmayalım. Uyarı levhalarını görmezden gelmeyelim. Cankurtaran bulunan plajları tercih edelim. "Bir şey olmaz." yerine, "Tedbirimi alayım." demeyi seçelim.
Çünkü hiçbir serinlik, hiçbir tatil, hiçbir keyif; bir annenin gözyaşından, bir babanın evladına duyduğu özlemden daha değerli değildir.
Dileğim odur ki bu hafta yaşadığımız acılar son olsun.
Deniz yine çocukların neşesine, ailelerin mutluluğuna, güzel hatıralara ev sahipliği yapsın.
Ve biz, denizi severken ona saygı duymayı da hiç unutmayalım.


FACEBOOK YORUMLAR