Dyt. Sevgi Boz

Dyt. Sevgi Boz

Sağlık Köşesi
[email protected]

Alkole Bağlı Olmayan Karaciğer Yağlanmasının Adı Değişti

11 Temmuz 2026 - 16:00

Mayıs 2026 yılında Hepatology dergisinde yayımlanan derleme, karaciğer yağlanması için yapılması gereken beslenme ve yaşamsal önerilerin yenilendiğini açıkladı. Önceden 'Alkole Bağlı Olmayan Karaciğer Yağlanması' olarak adlandırdığımız  hastalığın adı artık Metabolik Disfonksiyonla İlişkili Yağlı Karaciğer hastalığı olarak değiştirildi.

Metabolik disfonksiyon yani hücrelerin enerjiyi işleme veya depolama yeteneğinin bozulması anlamına geliyor. Önemli miktarda alkol kullanımı olmayan (erkeklerde <30 g, kadınlarda <20 g alkol) bireylerde karaciğerde yağlanma olmasına alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı denilir.

Hastalık yavaş ve kademeli ilerler. Önce yağ birikimine bağlı karaciğer büyür ve sonra yağlı karaciğerde iltihaplanma başlar. Bu durum yıllarca devam ederse siroz meydana gelir. Bu nedenle yağlı karaciğer hastalığı ciddiye alınması gereken bir durumdur.

 Peki bu hastalığa sahip olanlar ne yapmalı?

Karaciğer yağlanmasına iyi gelen en önemli adımlar sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz ve altta yatan metabolik sorunların tedavisidir. Fazla kilolu kişilerde kontrollü ve sürdürülebilir kilo kaybı karaciğer yağlanmasını azaltmaya yardımcı olabilir.

Bel çevresindeki yağlanma, karın içi yağ artışının göstergesidir. Bu sebeple kilo verirken hangi kütleden azalma olduğu önem taşır. Kilo ağırlıklı olarak yağlardan verilmeli, kaslar korunmalıdır.  Batı tarzı beslenme (fast-food, hazır gıdalar, rafine un ve şekerler) yağ metabolizmasını bozar, ayrıca oksitlenme sonucu hücrenin enerji üreten parçalarını olumsuz etkiler.

Bu durum hücre içinde yağların depolanmasına neden olur. Basit şeker alımı (toz şeker/kesme şeker dahil olan her yiyecek, şekerli meşrubatlar, pastane ürünleri) karaciğer yağlanmasını arttırır.

Bu sebeple paketli ürünler, fast food gıdalar, yağlı besinler, doymuş yağ kaynakları ve alkolden uzak durulmalıdır. Sebze ve meyve gibi lifli besinlerin tüketimi arttırılmalı, günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmeli. Özellikle enginar ve kereviz gibi karaciğer dostu besinlere beslenmede yer verilmeli.


Kaymak, krema, yağlı etler, mayonez gibi yağlı besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem ve balık gibi sağlıklı yağ kaynakları ölçülü şekilde tüketilmelidir.

Alkol karaciğer yağlanmasını ve karaciğer hasarını artırabileceği için mümkünse tüketilmemelidir. Karaciğer yağlanması olan kişiler bilinçsiz bitkisel ürünler, detoks kürleri veya zayıflama takviyeleri kullanmamalıdır. En doğru yaklaşım, gastroenteroloji veya dahiliye uzmanı değerlendirmesiyle diyetisyen tarafından kişiye özel beslenme ve takip planının oluşturulmasıdır.






 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum