Dyt. Yusufcan Ustaoğlu

Dyt. Yusufcan Ustaoğlu

Diyetisyen Yusufcan Ustaoğlu
[email protected]

İlaçlarınızı Yutarken Yediklerinizi de Düşünün: Besin–İlaç Etkileşimi

14 Şubat 2026 - 17:57

Günümüzde pek çok kişi bir ya da birden fazla ilacı düzenli olarak kullanıyor. Bununla birlikte sağlıklı beslenmeye yönelim, bitki çayları ve besin takviyelerine olan ilgi de giderek artıyor. Tüm bu olumlu alışkanlıkların arasında çoğu zaman gözden kaçan önemli bir ayrıntı bulunuyor: Tükettiğimiz besinler ve içecekler, kullandığımız ilaçların vücuttaki etkisini değiştirebilir.

Besin–ilaç etkileşimi, bir besinin ya da içeceğin ilacın emilimini, vücutta dağılımını, metabolizmasını veya atılımını etkilemesi durumudur. Bu etkileşim bazen ilacın beklenen etkiyi göstermemesine, bazen de etkisinin artarak yan etki riskinin yükselmesine neden olabilir. Çoğu zaman bu durum hemen fark edilmez ve kişi ilacın “işe yaramadığını” ya da “yan etki yaptığını” düşünebilir. Oysa sorun ilacın kendisinden değil, onun hangi besinlerle birlikte alındığından kaynaklanıyor olabilir.

En sık bilinen örneklerden biri greyfurt ve bazı ilaçlar arasındaki etkileşimdir. Greyfurt, özellikle bazı kolesterol ilaçları, tansiyon ilaçları ve kalp ritmini düzenleyen ilaçlarla birlikte tüketildiğinde ilacın kanda olması gerekenden daha yüksek düzeylere çıkmasına yol açabilir. Bu durum baş dönmesi, kas ağrısı ya da mide bulantısı gibi yan etkilerin görülme riskini artırabilir. Bu nedenle bu gruptaki ilaçları kullanan bireylerin greyfurt ve greyfurt suyundan uzak durmaları önerilir.

Bir diğer yaygın etkileşim süt ve süt ürünleri ile bazı antibiyotikler arasında görülür. Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyumdan zengin besinler, bazı antibiyotiklerin bağırsaktan emilimini azaltabilir. Bu da ilacın vücutta yeterli düzeye ulaşmasını engelleyebilir. Böyle durumlarda ilacın süt ürünlerinden ayrı bir zamanda alınması, tedavinin etkinliği açısından önemlidir.

Çay ve kahve gibi kafein içeren içecekler, özellikle demir ilaçlarıyla birlikte tüketildiğinde demirin emilimini belirgin şekilde azaltır. Demir eksikliği nedeniyle tedavi gören bireylerin ilacı su ile alması ve çay–kahve tüketimini en az bir saat sonrasına bırakması daha uygun bir yaklaşımdır.

Tiroit ilaçları kullanan bireylerde de benzer bir hassasiyet söz konusudur. Bu ilaçların süt ürünleri ve çok yüksek lif içeren öğünlerle birlikte alınması, ilacın emilimini azaltabilir. Sadece besinler değil, bitki çayları ve besin takviyeleri de ilaçlarla etkileşime girebilir. Örneğin sarı kantaron, bazı antidepresanların ve doğum kontrol ilaçlarının etkisini azaltabilir.

“Doğal” olarak tanımlanan her ürünün mutlaka güvenli olduğu düşüncesi her zaman doğru değildir. Kullandığınız ilaçlar, takviyeler ve beslenme alışkanlıklarınız bir bütündür. Bu bilgilerin sağlık profesyonelleriyle paylaşılması, tedavinin daha güvenli ve etkili yürütülmesine katkı sağlar.

Sonuç olarak ilaçların doğru zamanda, doğru şekilde ve uygun besinlerle birlikte alınması tedavinin başarısında önemli bir rol oynar. Küçük gibi görünen bu ayrıntılar, uzun vadede sağlığımız üzerinde büyük farklar yaratabilir.





 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum