Elif Fidan

Elif Fidan

YAŞAMAK İÇİN, YAŞAT...
[email protected]

Dilsiz Emanetler

17 Temmuz 2026 - 18:46

Yaz geldi...

Deniz, kum, güneş... Bütün yıl özlemini çektiğimiz o sıcak günler kapımızı çaldı. Kumsallarda serin rüzgârın tadını çıkarıyor, balkonlarımızda soğuk içeceklerimizi yudumluyor, tatil planları yapıyoruz. Hayatın güzel taraflarını yaşamaya çalışıyoruz.

Peki tam da bu keyfin ortasında başımızı bir kez olsun kaldırıp etrafımıza bakıyor muyuz?
Kızgın asfaltın üzerinde patileri yanan bir köpeği... Saatlerdir bir damla su bulamayan bir kediyi... Çöp konteynerlerinde yiyecek arayan, açlıktan gözleri çökmüş masum canları... Onlar da bu şehrin sakinleri. Onlar da bu dünyanın bize emanet edilmiş sessiz canlıları.

Bir kap su koymak gerçekten bu kadar zor mu? Durun... Bir an durun ve kendinize şu soruyu sorun: "Bugün bir canlının hayatını kolaylaştırmak için ne yaptım?"

Ne yazık ki son yıllarda hayvanlara yönelik şiddet haberleri artık sıradanlaşmaya başladı. Her gün ülkemizin farklı bir köşesinden yüreğimizi parçalayan görüntüler geliyor.
Kırklareli'nde iki aylık bir yavru köpeğe yapılan işkence...

İzmir Buca'da çöp konteynerlerinin yanında ölü bulunan onlarca kedi...
Adana'da ezilen bir kedi...

İstanbul Küçükçekmece'de apartmandan çıkmaya çalışan bir kedinin tekmelenmesi...
Horoz dövüşleri...

Ve sayısını bile unuttuğumuz daha nice vahşet...
Her biri sadece bir haber değil; vicdanımızın biraz daha yaralanmasıdır.

Üstelik toplumun vicdanını en çok yaralayan şey, bu olayların ardından verilen yetersiz cezalar oluyor. Cezasızlık, yalnızca suçluyu değil, suçu da cesaretlendiriyor. Hayvana şiddeti görmezden gelen bir toplum, zamanla insana yönelen şiddeti de normalleştirmeye başlar. Çünkü merhamet bir bütündür; parçalandığında sadece hayvanlar değil, insanlık da yara alır.

Bugün sokaktaki bir hayvana uzatılan bir kap su, belki onun yaşamını kurtaracak. Barınaklara yapılan küçük bir bağış, gönüllülerin verdiği mücadeleye nefes olacak. Bir mama desteği, bir sahiplenme, bir paylaşım... Bunların hiçbiri küçük değildir.

Hayvansever dernekleri, gönüllüler ve hayvan koruma barınakları büyük fedakârlıklarla ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak bu mücadeleyi yalnızca onların omuzlarına bırakmak adil değil. Bu, hepimizin ortak sorumluluğu.

Unutmayalım...

Bir toplumun gerçek medeniyeti; gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, güçsüze gösterdiği merhametle ölçülür.

Bu yaz denizin tadını çıkarırken bir kap suyu da eksik etmeyelim.
Çünkü dünya sadece bizim değil...
Onların da evi.





 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum